Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/5652 E. 2012/2084 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5652
KARAR NO : 2012/2084
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ile Hazine ve Pınarcık Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.05.2011 gün ve 122/216 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı Pınarcık Köyü tüzel kişiliğine davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişilerin 24.10.2008 havale tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 1.075,23 m², B harfi ile gösterilen 2.964,55 m² ve C harfi ile gösterilen 32.562,81 m²’lik taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümleri 13.07.1970 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tepe vasfıyla tespit dışı bırakılmıştır. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edildiğine, uyuşmazlık konusu taşınmazın dava tarihinden geriye 50 yılı aşkın süredir tarım arazisi olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar, imar-ihya edilmiş tarla niteliğinde bulunduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından bildirildiğine göre, davalı Hazine vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün buna ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Hükmün yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince tescili isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda TMK.nun 713. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre Hazine ve ilgisi bakımından diğer kamu tüzel kişileri yasal hasım durumundadır. Davanın belirtilen niteliğine göre yasal hasım olan Hazine ve diğer kamu tüzel kişiliği yargılama gideri, harç ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamazlar. Başka bir anlatımla; dava nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın harcın davacıdan tahsili ile diğer yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, harç ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsili ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün yargılama giderlerine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.