Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/2906 E. 2012/29394 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2906
KARAR NO : 2012/29394
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ile vekili avukat … geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile hisse sahibi olduğu taşınmazlar hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası neticesinde açılacak olan ihaleye davalının girmesi ve hisseleri davacı adına tapuya tescil ettirmek üzere anlaştıklarını, davalıya toplam 280.622,00 TL verdiğini, davanın bitmesine rağmen davalının kararlaştırılan işi gerçekleştirememesi üzerine verdiği parayı geri istediğini, davalının; kendi imzasını taşıyan belge ile söz konusu parayı iade ettiğini savunduğunu; ancak davalının açığa atılan imzayı kötüye kullandığını ve belgede oynama yapıldığını belirterek 25.000 TL alacağın yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, birleştirilen davada ise bakiye 255.622.00 TL.nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Davalının yargılama esnasında kendisini vekille temsil ettirdiği sabit olup, mahkemece birleşen 2011/488 E. sayılı dosya yönünden de davanın reddine karar verildiğine göre davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisi yararına dava konusu 255.622 TL asıl alacak üzerinden 19.407,32 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde davalı lehine 5000 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün birleşen dava yönünden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 5. bendindeki “5.000 TL” rakamının çıkartılarak ” 19.407,32 TL ” olarak düzeltilmesine, kararın düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 18.40 TL temyiz harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.