Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5281 E. 2020/3222 K. 25.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5281
KARAR NO : 2020/3222
KARAR TARİHİ : 25.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/02/2019 tarih ve 2018/19-2019/56 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve aynı zamanda sözleşmeli çalışanı olduğunu, çalışmaya başlarken kendine ait muayenehane de bulunan malzeme ve aletleri de şirkete getirdiğini, müvekkili tarafından 22/12/2005 tarihinde hesaplar üzerinde tespit yapılmasının istendiğini ancak şubenin kapılarının kapalı, kilitlerinin değiştirilmiş olduğunu ve şirkete giremediğini ileri sürerek müvekkilinin eşyalarının tespiti ile 9.070,00 TL değerinin ve eşyalar iade edilene kadarki yıpranma payının müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde kendisine ait olduğunu iddia ettiği malzeme ve aletlere ilişkin bir liste sunduğu, bunların kendisine ait olduğu ve davalı tarafından kendisine iade edilmemiş olduğunu iddia ettiği, bu iddiaların ispatı için davacıya verilen kesin süreye rağmen tanık beyanından başkaca bir delil sunmadığı, davanın niteliği itibariyle tanık beyanları ile ispatlanamayacağı ve davalının da tanık dinletilmesine muvafakatı olmadığını açıkça beyan ettiği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 – Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2 – Dava, ortağı ve çalışanı olduğu şirkette bulunan ve kendisine teslim edilmeyen malzemelerin değeri ile teslimine kadar geçen süre için kira ve yıpranma ücreti istemine ilişkindir. Davacı iddialarının doğruluğu yönünde yazılı delil ibraz edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı davasını açtığı tarihte 1086 sayılı HUMK yürürlükte olup dava dilekçesinde deliller kısmında “her türlü kanuni delil” ibaresi demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.