Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7502 E. 2013/7935 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7502
KARAR NO : 2013/7935
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, davacının borçluya ihraç ettiği toplamda 418.838 kg, net ise 411,433 kg kağıt hamuru selülozu gönderdiği, borçlu firmanın Türkiye Cumhuruyeti Kanun ve mevzuatına göre gümrük ithalatı millileştirdikten sonra mülkiyetine alacağını daha sonra bedelini ödeyeceğini taahhüt ettiğini,ancak borçlunun bu ithalatı yapmadığını 24.04.2009 tarihli yazı ile gümrükte bekleyen malları ithal edemeyeceğini, geri almalarını istediğini daha sonra ise malların haczedildiğini bildirdiğini, Bozüyük 1.İcra Müdürlüğünün 2009/80 talimat sayılı dosyasından haczedilen malların listesinin 4-6-7.sırasındaki malların davacı şirkete ait olduğunu aynı malların Bozüyük 1.İcra Müdürlüğünün 72 adet takip dosyasından haczedildiğini, malların bedelinin ödenmediğini ve mülkiyetin borçluya geçmediği davacıya ait olduğunu belirterek, İİK”nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı işçilik alacaklıları vekili,davalar arasında irtibat bulunmadığından birlikte görülmemesi gerektiğini, haczedilen selülozların borçlu şirket tarafından ithal edildiğini ve davacı 3.kişinin faturalarını borçlu adına kestiği, mülkiyetin ve zilyetliğin borçluya ait olduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı borçlu vekili, davacı ile aralarında dava konusu selülozların satımını düzenleyen 30.05.2008 tarihli satış sözleşmesinin 7.maddesi uyarınca selülozların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu, malların serbest dolaşıma girmediği ve millileştirilmemiş mallar olduğundan zilyetliğin borçlu şirkete geçmediğini ifade etmiştir.
Mahkemece, satım sözleşmesinin taraflarının farklı uyruklara sahip olması halinde satım konusu eşyanın bulunduğu yer hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı MÖHUK 24.madde uyarınca taşınır mallar üzerindeki mülkiyet hakkının malların bulunduğu yer hukukuna tabi olduğu, bu nedenle Bulgaristan uyruklu davacı şirket ile Türkiye Cumhuriyeti uyruklu borçlu şirket arasında selülozların mülkiyeti muhafaza kaydı ile satım sözleşmesinin Bulgaristan Hukukuna göre yapılması gerektiği ancak taşınır mal olan selülozların borçlu şirketin fabrikası içerisinde bulunan antrepoda teslim edilmesi nedeni ile selülozların yeni hukuk alanı olan Türk Hukukunun eşya hukuku hükümlerine tabi olması gerektiği,dava konusu olayda TMK’nun 764.maddesi uyarınca mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış sözleşmesinin geçerliliği için resmi şekilde yapılması ve alıcının yerleşim yeri noterliğinde özel sicile tescil edilmesi gerektiği, dosya kapsamından bu şekil şartının yerine getirilmediğinin anlaşıldığı ve sözleşmenin geçersiz olduğu, ayrıca bir an için anılan sözleşmeye Bulgaristan Hukukunun uygulanması gerektiği kabul edilse dahi,Bulgar mevzuatında yer alan Yükümlülükler ve Sözleşmeler yasasının 202.maddesi uyarıca taraflar arasındaki satış sözleşmesinde fiyatın ödenmesi için belirli bir süre bulunmadığı ve alıcı tarafından ödeme yapmadan fiktif antrepoda teslim alınmış olduğu ve teslimattan sonra 15 gün içerisinde menkul malın davacı satıcı tarafından iadesinin istendiğine dair dosyada belge bulunmadığı, bu itibarla aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca menkul malın iadesine dair bu hakkın menkul mal üzerine haciz koyan alacaklıların zararına tatbik edilemeyceğinden bahisle Bozüyük 1.İcra Müdürlüğünün 2008/3029-3034 2009/370-1199-1212-1225-1226-1264 sayılı takip dosyaları yönünden davanın reddine,diğer işçilik alacağı ile ilgili olan 64 adet icra dosyasındaki hacizler kaldırıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi tarafından gerekçeli, davalı borçlu ve işçilik alacakları ile ilgili davalı vekilleri tarafından gerekçesiz temyiz dilekçeleri ile temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde ve delilerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı 3.kişi (ithalatçı) firma ile borçlu (ihraçatcı) firma arasında 30.05.2008 tarihinde mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış sözleşmesi imzalanmış, anılan sözleşmede Bulgaristan Hukukunun uygulanacağının kararlaştırılmıştır. Bu halde sözleşmeden doğan bağlama kuralı olarak MÖHUK 24.maddesi gereğince tarafların açık olarak seçtikleri kanun uygulanacaktır.Ancak bu kuralın uygulama alanı aktin meydan gelişi,muhtevası ve ifasına ilişkin sorunları, cezai şartlar,zamanaşımı, hasar, sona erme sebepleri ve hükümlerini oluşturmaktadır. (Gülören Tekinalp Milletlerarası Özel Hukuk Bağlama Kuralları sh.255 ) Somut olayda sorun sözleşmenin geçerliliğinden değil hacizli malın mülkiyetinin tesbitinden kaynaklandığı için ayni haklara ilişkin bağlama kuralı uygulanmalıdır. Prensip olarak Milletlerarası eşya hukukunda “Lex rei sitae ” yani eşyanın bulunduğu yer hukuku hakimdir. Türk Hukukunda bu prensip MÖHUK mad.21/1 de kanuni hüküm olarak yer almıştır. Bu maddeye göre “taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet hakkı ve diğer ayni haklar işlem anında malların bulunduğu yer hukukuna tabidir”.2.fıkrasında ise “Taşınmakta olan mallar üzerindeki ayni haklara varma yeri hukuk uygulanır” denilmektedir. Bu halde dava konusu taşınır malların bulunduğu veya varma yeri Türkiye olduğu için Türk Hukuku uygulanmalıdır. Hukukumuzda mülkiyet zilyetliğin devri ile yani teslimle geçtiğinden, borçlu tarafından malların gümrük müdürlüğü nezdinde teslim alındığı ve borçluya ait özel antrepoya konulduğundan mülkiyet borçluya geçmiştir.Dava konusu malların gümrük vergilerinin ödenerek millileştirilmesinin Gümrük Mevzuatına göre malın mülkiyetinin nakli konusunda belirleyici özellliğe sahip bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL
kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 18,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 28.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.