YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17910
KARAR NO : 2020/9610
KARAR TARİHİ : 14.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında katılanı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebi ve katılanın yokluğunda verilen kararın, beyanı alınırken bildirdiği dosyada bilinen son adresi yerine, doğrudan mernis adresine Tebligat Kanunu 21/2. maddesine göre doğrudan tebliğe çıkartıldığı anlaşılmakla, katılanın bilinen son adresine tebligat çıkartılmadan doğrudan mernis adresine yapılan tebliğin usulsüz olması nedeniyle katılan vekilinin 22.08.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın katılanı hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek kemik kırığına neden olacak şekilde yaralaması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken TCK’nin 61. ve TCK’nin 3. maddelerinde belirtilen cezada orantılılık ilkeleri dikkate alınmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılması,
2) Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, … Üniversitesi … Araştırma ve Uygulama Hastanesinden alınan 07.04.2008 tarihli adli raporda, katılanda ağır derecede kemik kırığı bulunduğunun ifade edildiği ve fakat söz konusu kırığın hayat fonksiyonlarına etki seviyesinin belirtilmediği, adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2)’ye kadar artırımının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında düzenlenen bahse konu adli raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı dikkate alınarak, en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden alınacak yeni rapor ile kırığın derecesinin belirlenmesi ve raporun sonucuna göre orantılı şekilde cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinde yazılı bulunan sanığın geçmişi sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususlar tartışılmadan, “…Sanığın tekerrüre esas cürümlere yatkın geçmişi, dikkate alındığında şartları oluşmadığından…” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,
4) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezayı içeren Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2002 tarihli 2001/504 Esas 2002/38 Karar sayılı 21.11.2003 tarihinde infaz edilen ilamı ile 765 sayılı TCK’nin 497/1 maddesi gereğince hükmolunan 12 yıl 6 ay 1 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/504 Esas, 2005/732 Karar sayılı 11.08.2005 tarihli, 02.12.2005 tarihinde kesinleşen ilamı ile 6136 sayılı Kanun’un 13/1 maddesi gereğince hükmolunan 2 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, tekerrüre esas ilam yönünden CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.