Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/29145 E. 2020/5351 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/29145
KARAR NO : 2020/5351
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bakanlığa bağlı … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 01/04/2012-27/10/2014 tarihleri arasında kasap kadrosunda çalıştığı, 15 yıl 3600 gün şartını tamamlayarak bu sebeple işten ayrıldığı, fazla çalışma ve genel tatil çalışması yaptığı iddiası ile kıdem tazminatı, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı Sağlık Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Sağlık Bakanlığının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davacı 07.00-15.00 saatleri arası haftanın 6 günü çalışıp ertesi günün yemeklerinin hazırlanması amacıyla 2 saatten az olmamak üzere fazla çalışma yaptığını iddia etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işverene karşı davası olan ve kendisinin saat 12.00’de işe başladığını beyan eden davacı tanığı…ile yine işverene karşı davası olan davacı tanığı…’nın beyanlarına göre davacının haftanın 2 günü 03.00-15.00 saatleri arasında, haftanın 4 günü 07.00-15.00 saatleri arasında çalışarak haftalık 4 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır.
Davacının saat 03.00’de işe başladığı yönünde bir iddiası bulunmadığı halde tanık beyanlarına göre davacının haftanın 2 günü saat 03.00’de işe başladığının kabul edilmesi talep aşımı mahiyetindedir. Tanık beyanlarına göre saat 15.00’e kadar olan çalışma esas alınarak yapılan hesaplamaya da davacının bir itirazı olmamıştır. O halde davacının haftanın 6 günü 07.00-15.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmelidir.
Dosya kapsamından, davalı işyerinde 07.00-15.00 saatleri arasında haftanın 6 günü çalıştığı anlaşılan davacının ispatlanamayan fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekir iken, davacı ile aynı mahiyetle davaları bulunan salt husumetli tanık beyanlarına itibarla söz konusu alacak talebinin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 02/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.