YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2928
KARAR NO : 2020/8408
KARAR TARİHİ : 02.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 26/04/2012 tarihli, 2011/783 Esas ve 2012/1055 Karar sayılı ilamına konu suçun 5607 sayılı Kanun’un 3/5. maddesi kapsamında kalmakla, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereği, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
2)Sanık hakkında “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin ikrara yönelik bir savunmasının bulunmaması ve katılan …’in, soruşturma aşamasında kolluk tarafından 17.08.2014 tarihinde tespit olunan “Mahalleden tanıdığım … adlı kişi dükkana gelmiş, babama hakaret ve küfürlerde bulunmuş, ben bu olayı görmedim.” şeklindeki beyanı dikkate alındığında, soruşturma aşamasında beyanı bulunmayan ve katılanlar tarafından olay anında olay yerinde olduğuna dair bir ifadeye yer verilmeyen tanık …’ın, kovuşturma aşamasında tespit olunan beyanı ile olayın akabinde olay yerine intikal eden kolluk güçlerince taraf anlatımlarına istinaden tanzim olunan 16/08/2014 tarihli olay tutanağına itibarla atılı suçların sübuta erdiği kabulü edilerek, delillerin takdirinde yanılgıya düşülmesi neticesinde, sanık hakkında atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraat kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b)Katılan …’ün, 17.08.2014 tarihli kolluk beyanında, sanığın “Sen benim çocuğuma nasıl kızarsın sen kim oluyorsun, diyerek sinkaflı sözler söyledi, seni yaşatmam bu mahallede, sen bizim kim olduğumuzu biiyor musun biz PKK yız, evinden alır dağa kaldırırız diye tehdit etti.” şeklindeki anlatımı ile katılan …’in, soruşturma aşamasında kolluk tarafından 17.08.2014 tarihinde tespit olunan “Mahalleden tanıdığım … adlı kişi dükkana gelmiş, babama hakaret ve küfürlerde bulunmuş, ben bu olayı görmedim.” şeklindeki beyanları karşısında, sanığın sarf ettiği iddia olunan hakaret ve tehdit sözlerinin muhatabının tek başına katılan … olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında bahse konu suçlardan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesinin tatbiki suretiyle, fazla ceza tayini,
c)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 26/04/2012 tarihli, 2011/783 Esas ve 2012/1055 Karar sayılı ilamına konu suçun 5607 sayılı Kanun’un 3/5. maddesi kapsamında kalmakla, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanun’la yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereği, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.