YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/105
KARAR NO : 2020/3811
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.03.2018 tarih ve 2015/421 E- 2018/107 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 17.10.2019 tarih ve 2018/1552 E- 2019/1019 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirkete ait 2014 04720/2, 3, 4, 5 ve 6 sıra numaralı tasarım başvurusuna karşı müvekkili tarafından itiraz edildiğini, ancak itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, ret gerekçesinde müvekkili tarafından ileri sürülen delillerden 27.09.2013 tarihini gösteren Facebook’dan alınmış çıktının yoruma konu oluşturduğunun belirtildiğini, anılan çıktıda belirtilen ürünün genel izlenim itibariyle farklı olduğu hususlarına yer verildiğini, müvekkili ile aynı sektörde bulunan davalı şirketin tasarım tescili suretiyle tekel hakkı talep ettiği tasarımların rekabet ortamını etkilemesi ve haklı olmayan tescillerle daraltması nedeniyle davaya konu tasarımlara karşı itirazlar ileri sürüldüğünü, itiraz konusu 2014/04720 sayılı ve 2, 3, 4, 5 ve 6 sıra numaralı ambalaj tasarımlarının, hali hazırda piyasada bulunan, bilinen bir ambalaj tasarımı olduğunu, tescilinin mümkün olmadığını, bu ambalaj tasarımının, Türkiye menşeli Torku ve Rusya menşeli Roshen firmaları tarafından, itiraz konusu başvurudan önce kullanılmaya başlandığını, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olmayan itiraz konusu tasarım başvurusunun reddinin gerektiğini ileri sürerek YİDK’nın 2015-T-542 sayılı kararın iptalini istemiş, ıslah dilekçesi ile tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı kurum vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; Torku ve Roshen tarafından kullanılan ambalaj tasarımları ile dava konusu tasarımların tamamen farklı olduğunu, bir an için iş bu davanın kabulüne karar verilmesi durumunda, 32-00 Locamo sınıfında hiçbir ambalaj tasarımının yapılamaz hale geleceğini, müvekkilinin, dava konusu tasarımı, her yönü ile farklı kılmayı başardığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu tasarımların başvuru tarihi 27.06.2014 olduğu, itiraza mesnet ROSHEN firmasının internet sitesi ve facebook hesabındaki ürün görseli karşılaştırıldığında, görsellerin, çikolata ambalajına ilişkin olduğu, ambalajın, çikolata emtiasını kapatmak ve bunu kaplamak suretiyle oluşturulduğu, her iki ürünün de boğum kısmının kağıt veya benzeri malzeme ile bağlandığı, boğum kısımları, bağlantı noktalarında yer alan şerit kısımları ve bir bütün olarak algılandığında ayniyet derecesinde benzerliğin bulunduğu, ayniyet derecesindeki benzerliğin, dava dışı Torku firmasına ait Lia markalı ürün görselleri için de aynen geçerli olduğu, yenilik açısından davaya konu edilen tasarımların, başvurunun yapılmış olduğu tarih itibariyle yeni olmadığı, dava konusu tasarımların ayırt edicilik vasfının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nın 2015/T-542 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2014/04720 sayılı 2,3,4,5 ve 6 sıra numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı kurum vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 34,40 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 05.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.