YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4828
KARAR NO : 2020/2544
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/05/2019 tarih ve 2019/49-2019/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Hubertus Clausıus Sigorta ve Reasürans Brokerlığı Ltd. Şti’den alacaklı olduğunu, prim alacağına ilişkin Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/326 E. sayılı dosyası ile 64.626,23 TL alacağa hükmedildiğini, bu alacağın tahsili için takip başlatıldığını ancak, şirketin malvarlığının tesbit edilemediğini, 07/07/2008 tarihinde 116.645,19 TL tutarlı aciz vesikası aldıklarını, ceza yargılamasının da bulunduğunu, şirket hakkında açılan iflas davasının Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/404 E. sayılı dosya ile sonuçlandığını, tasfiyenin yapıldığını, şirketin mal varlığı olmadığı için iflasın kapatılmasına karar verildiğini, davalıların şirketin hissedarı ve yetkilisi olup, TTK’nın 336. m. ve BK hükümleri gereği sorumlu olduklarını ileri sürerek, 116.645,19 TL’nin 01/07/2008 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davası olduğu, davacının müflis şirketin alacaklısı sıfatıyla bu davayı açtığı, dava açılış tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı eTK’nun 309.maddesinde açıkça talep edilen alacağın, alacaklının dolaylı zararı, şirketin ise asıl zararı olduğu, buna göre dava konusu meblağın talep eden alacaklıya değil şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerekirken, davacının kendisine verilmesi yönünde talepte bulunduğu, bu nedenle talebin yerinde olmadığı, davalı … ve … için ilk kararın kesinleştiği gerekçesiyle davacının davalı …’e ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 34,40 TL harcın temyiz edene iadesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.