Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4347 E. 2020/2543 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4347
KARAR NO : 2020/2543
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12/04/2019 tarih ve 2018/113-2019/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı Banka vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin davalı bankanın müşterisi olduğunu ve hesabından değişik tarihlerde sahte talimatlar ile ödemeler yapıldığının tespit edildiğini, talimatlardaki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 150.000,00 TL’nin çekildiği tarihten itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan ve işlemleri gerçekleştiren diğer davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının hesabındaki işlemlerin 2012 yılı Nisan ayından itibaren 2013 yılının Haziran ayına kadar yalnızca diğer davalı … tarafından sunulan imzalı talimatlarla gerçekleştirildiğini, bu işlemlerin sahteliğinin ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bankadan talimat yoluyla çekilen paraların şirket faaliyetlerinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, talimatla çekilen paraların yine şirket için kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalılardan …’ın farklı tarihlerde diğer davalı bankanın davacı şirkete ait hesabından toplamda 178.900,00 TL çektiği, bunun 114.900,00 TL’sini davacı şirket hesabına kullanıldığı, bakiye 64.000.- TL’lik kısmının nereye kullanıldığının tespit edilemediği, davalı …’ın kendisi tarafından çekilen bu miktarı davacı şirket için kullandığına ilişkin iddiasını ispatlayacak delil sunmadığı, bu iddianın ispatlanamadığı, davacı tarafın şirket için harcanan kısım dışında kalan kısım için bilgisi dışında yapılan işlemleri benimsemiş kabul edilemeyeceği, ancak davacı tarafın hesapların kontrolünde ihmal gösterip gerekli özen ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek zararın oluşumuna katkı sağladığı, davalı …’ın davacı şirketin elemanı olması ve uzun süre şirket hesaplarında işlem yapması da dikkate alındığında davacının bu husustaki müterafik kusurunun % 50 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 64.000,00 TL’nin (Davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş’nin 32.000,00 TL den sorumlu olması kaydı ile ) dava tarihi olan 17/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.639,36 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka’dan alınmasına, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.