YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5448
KARAR NO : 2013/5818
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Şirketleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirketin trafik sigortacısı olduğu araç ile diğer davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın kusurlu olarak sebebiyet verdikleri trafik kazasında, sigortalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ve destekleri …’nın vefat ettiğini ve davalı sigortacının eksik ödeme yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her davacı için 5.000,00’er TL. (toplam 10.000,00 TL.) destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, 10.000,00’er TL. (toplam 20.000,00 TL.) manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare davalılar … ve … hakkındaki davadan feragat ettiklerini bildirmiş,
04.10.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporuna göre toplam 87.367,57 TL. na yükselttiklerini belirtmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Aynı davacılar vekili tarafından kazaya karışan diğer aracın trafik sigortacısı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. aleyhine eksik ödeme yapıldığından bahisle Ümraniye 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/371 Esas sayılı dosyasından toplam 10.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açtığı dava dosyası bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalılar … ve … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer (asıl ve birleştirilen) davalılar sigorta şirketleri hakkındaki davanın kabulü ile davacı … için 52.641,00 TL.nın, davacı … İçin 34.026,56 TL.nın bu davalılardan kaza tarihinden itibaren poliçe limitleriyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … şirketleri vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-) Asıl ve birleştirilen dosyalar yönünden dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Öte yandan; 1086 Sayılı HUMK’nun 45. maddesi ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 166. maddesi uyarınca, birleştirilen davalar birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava niteliğini korurlar. Buna göre, asıl ve birleştirilen dava dosyalarının yalnızca tahkikat safhası müşterek olup, mahkemece usul hükümlerine göre her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda, asıl ve birleştirilen davalar yönünden, maddi tazminat müteselsil sorumluluk ilkelerine göre de talep edilmemiş olduğundan, mahkemece her iki dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulup, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı sigortacıların poliçe limitleri dahilinde sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken, taraflara yükletilen hak ve sorumluluklar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte ve yukarıda açıklanan usul hükümlerine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-) Kabule göre;
a-) Davacı vekili dava dilekçesinde, murisinin metal iş kolu işçisi olduğunu ve ölüm tarihinde aylık 1.000,00 TL. gelir elde ettiğini ileri sürmüş, bilirkişi hesap raporunda, bu ücrete göre hesaplama yapılmıştır. Dosya içinde müteveffanın kaza tarihinde belirtilen miktarda gelir elde ettiğine dair bilgi ya da belge bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, davacı taraftan murisin ölmeden önce elde ettiği geliri bu yöndeki delilleri sorularak ilgili bilgi ve belgelerin dosyaya ibrazının sağlanması ve aylık kazanç durumunun belirlenmesinden sonra, tazminat miktarının hesaplanması, aksi halde asgari ücrete göre hesaplama yapılarak zarar miktarının belirlenmesi gerekirken, davacılar vekilinin tek yanlı beyanlarına göre hesaplama yaptırılması sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
b-) 2918 sayılı KTK’nun 99 ve ZMSS Genel Şartlarının B.2.maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Buna göre, mahkemece davacı tarafın dava açılmadan önce davalı … şirketlerine tebliğ edilmiş usulüne uygun bir müracaatının olup olmadığının araştırılarak, varsa temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi, aksi halde, davalı … şirketleri dava ile temerrüde düşeceğinden,
dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken, olay tarihinden itibaren faiz işletilmiş olması da doğru olmamıştır.
c-) Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca, sigorta şirketi harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerini karşılamakla yükümlü olmakla birlikte, hüküm altına alınan tazminat miktarı sigorta bedelini geçerse, sigortacının bu masraflardan sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekir. Buna göre, mahkemece, davalı … şirketlerinin harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden aleyhlerine hükmedilen tazminatın poliçe limitine oranı dahilinde sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumlu tutulmaları da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Şirketleri vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … Sigorta AŞ ve Yapı Kredi AŞ’ye geri verilmesine 29.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.