YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13676
KARAR NO : 2010/14820
KARAR TARİHİ : 28.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltirken taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; tapu kayıt maliki … kızı …’nin tapuda “…” şeklinde yazılan adının “…” olarak düzeltilmesi istenmektedir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosyada mevcut deliller hüküm kurmak için yeterli görülmemiştir.
Şöyle ki; tapu kayıt maliki … kızı … ile ilgili olarak gerek nüfus müdürlüğünden, gerekse zabıta aracılığı ile gerekli araştırma yapılmadığı gibi dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında yer alan edinme sebebine ilişkin kayıt ve belgelerin de getirtilmediği görülmüştür.
Ayrıca dava konusu taşınmazlardan 666 sayılı parselin tapu kaydının getirtilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, düzeltilecek tapu kayıtları tüm dayanakları ile birlikte getirtilmeli, nüfus müdürlüğünden “tapuda kayıt maliki olarak görünen … kızı … ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı” sorulmalı, nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde gerekirse kök kayıtlar da incelenmeli ve taşınmazın bulunduğu mahalde aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı zabıta aracılığı ile araştırılmalı , hala kesin bir kanaat oluşmamış ise tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında keşif yapılarak bir sonuca gidilmesi gerekir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; istem tapu kayıt maliki … kızı … isminin düzeltilmesi olduğu halde infazda tereddüt uyandıracak biçimde “…’nin tapu kayıtlarında … olarak yazılı olan anne isminin … olarak düzeltilmesine” şeklinde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 29.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.