YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/26
KARAR NO : 2020/3315
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2016 gün ve 2016/147 – 2016/613 sayılı kararı onayan Daire’nin 24/09/2018 gün ve 2016/14439 – 2018/5623 sayılı kararı aleyhinde davacı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirketin 4 ortaktan üçü olduğunu, 21/12/2015 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda şirket müdürlüğüne 5 yıl süre ile dışarıdan müdür olarak …’ün atandığını, kararın tescil ve ilan edildiğini, genel kurul kararının yasaya ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, gündem maddeleri arasında kâr dağıtımı olduğu halde 2009 yılından beridir kâr dağıtımının yapılmadığını, davacıların toplantıda oy kullanmaları için vekalet verilmesine rağmen oy kullanma hakkının engellendiğini, genel kurulda şirket ortağı olmayan …’ün müdür olarak atandığını, TTK’nın 623/1 maddesi gereğince en azından bir ortağın şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisinin bulunması gerektiğini, bu nedenle müdürün atanması kararının hukuka aykırı olduğunu, toplantının çağrı usullerine aykırı olduğunu, genel kurul kararlarının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, butlanla malul olduğunu iddia ederek genel kurul kararlarının butlan nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, toplantının usule uygun olduğunu, aynı vekaletname ile birden fazla kişinin temsil edilemeyeceğini,vekaletnamedeki temsilcilerin münferit olarak davacı …’in temsil yetkileri bulunmadığını, aynı zamanda temsilcinin de bu kişi adına genel kurula katılma talebinin olmadığını, şirket müdürü olarak ortaklardan birisinin atanması hususunun 30/05/2016 tarihinde yapılacak genel kurul gündemine alındığını, kâr payı dağıtılması konusunda gündemde madde olmasına rağmen davacı tarafın temsilcisinin önerisi ile 2016 yılı olağan genel kurulunda görüşülmek üzere ertelendiğini, yapılan genel kurul toplantısının usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacıların 21/12/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında her üç ortağın aynı anda kendilerini temsilen … ve …’a yetki verdiği, toplantıda vekillerin münferiden temsil yetkilerini kullanarak …’nun …’i, …’ın da … adına toplantıya katıldıklarını beyan ettikleri, ortaklardan …’i de temsil ettiklerine ilişkin beyanlarının bulunmadığı, bu nedenle toplantı ve temsilde butlan yada iptalini gerektirecek hukuka aykırılık görülmediği, olağanüstü genel kurulda eski şirket müdürü … beş yıl süre ile şirket dışından atandığı, 6102 sayılı
TTK’nın 623. maddesine göre şirket ortağının yönetimde olmasının zorunlu olduğu, bu nedenle müdür atanması işleminin kanuna uygun olmadığı, toplantıda kâr payının görüşülmesinin ertelendiği, buna ilişkin herhangi bir muhalefetin olmadığı, bu nedenle hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile oy kullanma hakkının kısıtlandığına ilişkin itirazları nedeniyle olağanüstü genel kurul kararlarının iptali taleplerinin reddine, 21/12/2015 tarihli olağanüstü genel kurulda müdür atamasına dair kararın iptaline dair verilen karar davacı … vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.