YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11229
KARAR NO : 2020/9471
KARAR TARİHİ : 13.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddelerinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2)Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu… Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 06.11.2006 tarihli raporda, “Sağ omuzda verpal bandaj ve hareket güçlüğü” bulunduğunun ve katılanın, 07/02/2012 tarihli celsede “kollarında çalışma gücünde yarı oranda azalma bulunduğu”nu beyan etmesi karşısında, katılanın “duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi” niteliğinde olup olmadığının belirlenebilmesi açısından, katılanın tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki ile meydana gelen yaralanmanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı da tespit edilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen kriterlere uygun rapor tanzimi neticesinde sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, yetersiz rapora istinaden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3)Adli Tıp Kurumu… Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 06.11.2006 tarihli raporda, katılanın vücudunda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2. derece) etkileyecek nitelikte olduğunun belirtilmesi, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi ve adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 13.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.