Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/16359 E. 2020/10537 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16359
KARAR NO : 2020/10537
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili davacının 2010 yılı Temmuz ayında davalı işyerinde baş şoför yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, 2012 yılından itibaren ise baş şoför olarak çalışmasına devam ettiğini, buna ek olarak 80 tırın bulunduğu garaj amirliği görevini ve Mudanya servis işini de yürüttüğünü, fazla mesai yaptığını yıllık izinlerinin kullandırılmadığı gibi karşılıklarının da ödenmediğini, son olarak fazla mesailerinin, ulusal bayram ve genel tatil günleri ve pazar çalışmalarının, kullandırılmayan yıllık izinlerinin karşılıklarının ödenmemesi, primlerinin kuruma eksik bildirilmesi nedenleri ile iş akdini 10/02/2013 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, son ücretinin aylık net 950 TL olup yemek, servis ve ramazan aylarında erzak yardımı sosyal haklarından yararlandığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili işyerinden hiç alacağı olmadığını, yine davacının fazla mesai yapması ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmasının, maaşının düşük gösterilip elden ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, haklı bir neden olmaksızın kendi isteği ile işten ayrılan davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı talep edemeyeceğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı tarafça iş akdinin haklı sebeplerle feshedildiği bu surette kıdem tazminatı taleplerinin yerinde olduğu, davacı çalıştığı süreye göre 2 yıllık yani 28 günlük yıllık izne hak kazanmış olup, davalı işverenlikçe dosyaya sunulan yıllık ücretli izin formundan da davacının hak etmiş olduğu bu izninin tamamını kullandığı anlaşılmış olduğundan bu alacak kalemine dair talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile yıllık izin ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacının iş aktini 10/02/2013 tarihinde feshettiğinin belirtilmesine rağmen istifa dilekçesi tarihi olan 11/03/2013 tarihinin fesih tarihi olarak esas alınması maddi vakıa ve taleple bağlılık ilkesine aykırı olup hatalıdır.
İş aktinin 10/02/2013 tarihinde sona erdiği kabul edilerek yıllık izin ücreti haricindeki tüm alacak kalemlerine ilişkin hesaplamalar bu çıkış tarihine göre yeniden hesaplanarak sonuca gidilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.