Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/10634 E. 2020/7571 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10634
KARAR NO : 2020/7571
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Kayseri 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarih 2018/42 E., 2018/80 K. sayılı kararının sanık hakkında verilen beraat hükmü yönünden CMK’nun 280.maddesinin 2.fıkrası uyarınca kaldırılmasına, hükümlülük, erteleme, aracın müsadere talebinin reddine

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak sanık …’in müsnet suçtan mahkumiyetine dair hükmün katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasa’nın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Suriye uyruklu bir şahsın …. plakalı araç ile güneydoğu illerinden Kayseri’ye kaçak sigara getirerek satış yaptığı bilgilerinin alınması üzerine uygulama noktasında durdurulan sanık …’in idaresindeki bahsi geçen araçta aracın yakıt deposunun orijinalliği bozularak oluşturulan bölmede 85 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda, sanık …’in savcılık ifadesi ve sonraki aşamalardaki benzer yöndeki savunmalarında; aracı temyiz dışı diğer sanık …’tan mevcut haliyle satın aldığını, araçtaki sonradan oluşturulan bölme ve sigaralardan haberinin olmadığını, sigaraların …’e ait olduğunu belirttiği,….’ın aşamalardaki beyanlarının da sanık …’in savunması ile aynı doğrultuda olduğu, bölge adliye mahkemesince ”sanıkların olayda iştirakleri bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, sanık …’ın savunmalarına itibar edilmeyerek suçu iştirak halinde işledikleri kanaatine ulaşıldığı, sanık …’in beyanları ile diğer sanık …’un fiilinin ortaya çıkmasını sağlayarak anılan sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi sonucunu doğurduğundan” bahisle sanık … hakkında, 5607 sayılı Yasanın 5/1-son cümlesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım edildiği gerekçesiyle sanığa verilen cezada indirim uygulanmış ise de; bahsi geçen Yasa maddesinin uygulanabilmesi için iştirak halinde işlenen bir kaçakçılık suçunun varlığı ile sanığın bu kaçakçılık suçunun bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesinin gerektiği, somut olayda sanıkların ne suretle suçu iştirak halinde işlediklerinin ortaya konulamadığı, sanık …’in savcılık ve sonraki aşamalardaki beyanlarının fiili ortaya çıkarmaya hizmet ve yardım etmek yerine kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu gibi, beyanlarının mahiyetine göre ortada bütün sonuçlarıyla ortaya çıkan bir fiilin bulunmadığı gözetilmeksizin 5607 sayılı Yasanın 5. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.