YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5324
KARAR NO : 2020/3131
KARAR TARİHİ : 24.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/06/2017 tarih ve 2016/1013 E.- 2017/447 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 26/09/2019 tarih ve 2017/2216 E.- 2019/1672 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin para taşıma işlemlerinin para paket sigorta poliçesi ile davalı tarafça sigortalandığını, 04.04.2016 tarihinde müvekkil şirketin para transferi sırasında 325.000.- TL’nin motosikletli ve silahlı iki kişi tarafından gaspedildiğini, gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını ve sigorta şirketine poliçe uyarınca sigorta tazminat miktarının taraflarına ödenmesi hususunda başvuruda bulunulduğunu, ancak sigorta şirketinin 17.08.2016 tarihli cevabı yazı ile meydana gelen gasp olayının poliçe kapsamında olmadığı bildirilerek herhangi bir ödemede bulunmadıklarını, oysa tüm şartların gerçekleştiğini ileri sürerek 325.000.- TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, poliçede yer alan taşıma şartlarına göre “200.000.- TL üzeri taşımaların şirket aracı ve birisi silahlı olmak üzere 3 şirket personeli ile yapılması gerektiğini, uyuşmazlığa konu hasarda 1 personelinin şirket aracı ile 324.990.- TL’yi taşıdığını, bu nedenle hasarın poliçe kapsamında olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, poliçede yer alan taşıma şartı klozuna göre 200.000,00 TL üzeri taşımaların şirket aracı ve biri silahlı olmak üzere 3 şirket personeli ile yapılması gerektiği, uyuşmazlığa konu taşımada ise bir personelin şirket aracı ile 324.990.- TL’yi taşıdığı, bu nedenle hasarın poliçe kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.