YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16038
KARAR NO : 2013/7819
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6623 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, G.O.Paşa İcra Müdürlüğü’nün 2009/4061 Tal. sayılı dosyası üzerinden 28.10.2009 tarihinde yapılan hacze konu menkullerin borçlu şirkete ait olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile 3.kişinin haksız istihkak iddiasının reddine ve borçlu ile 3.kişi arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (3. kişi) vekili, mahcuzların icra takibinden önce müvekkilince bedeli ödenerek fatura karşılığında borçludan satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, tasarrufun iptaline ilişkin istemin icra mahkemesinde ancak karşı dava olarak ileri sürülebilecek olması nedeniyle tasarrufun iptaline yönelik davanın bu davadan tefriki ile ayrı bir esas numarasına kaydedilmesine ve yürütülmesine, davacının İİK.nun 99. maddesi uyarınca açtığı dava yönünden ise; borçlu ile 3.kişi arasında muvazaalı bir işlem yapıldığının davacı (alacaklı) tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; aynı davacı alacaklı tarafından aynı borçlu aleyhine yürütülen takipte G.O.Paşa 2.İcra Müdürlüğünün 2009/3204 Tal. Sayılı dosyasından uygulanan 20.8.2009 tarihli haciz işleminde haczedilen mahcuzlarla ilgili olarak aynı 3.kişinin istihkak iddiası üzerine, davacı (alacaklı) tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca açılan dava sonunda, İstanbul 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 28.10.2011 gün, 2011/241-1047 E/K. Sayılı kararıyla davanın kabulü ile davalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş olup, hüküm Dairemizin 16.4.2012 gün, 2012/1906-4732 E/K. Sayılı ilamı ile onanmıştır. Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile yukarıda anılan dosyanın temyiz incelemesi sırasında da anlaşıldığı üzere, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı 3.kişi ve borçlu şirketin ticari faaliyet alanları tamamen farklı olup, davalı 3.kişinin çorap imalat makineleri satın almasının ticari yaşam içinde olağan olmadığı, aynı yerde iki ay kadar sonra, yani eldeki davaya konu 28.10.2009 tarihinde yapılan hacizde de mahcuzların yerinde bulunduğunun tespit edildiği, faturaların mahcuzlara uygunluğunun bilirkişi aracılığı ile saptanamadığı, borçlu ile 3.kişinin alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ettikleri açıktır.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, borçlu ve 3.kişi arasında alacaklıdan mal kaçırmaya ve hacizleri önlemeye yönelik danışıklı işlemler yapıldığından, alacaklının davasının kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 27.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.