YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4581
KARAR NO : 2020/2541
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.09.2018 tarih ve 2016/438-2018/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “BEP HOLOGRAM” adıyla holagram üretimi yaptığını, hologram işaretle ve izle sistemine ilişkin portatif barkod okuyucuların piyasaya sürüldüğünü, bunlardan birisinin “ScanSure” markası olduğunu, davalı şirketin faydalı modelini aldığı cihazın piyasadaki ScanSure marka cihaz ile aynı olduğunu, buluşun yeni olmadığını, alınan TR 2011 08905 Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüz sayılması gerektiğini, faydalı model belgesine konu buluşun açık ve tam olarak tanımlanmadığını, belgenin konusunun başvurunun kapsamı dışında olduğunu ileri sürerek sicilden terkine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde dayanılan delillerin neye ilişkin olduğunun açıklanmadığını, davacı benzerliği tarifnameye dayandırdığını, patent hukuku bakımından bu yaklaşımın kabul edilemeyeceğini, iddiaların davanın görülmesi için yeterli olmadığını, tartışmanın tarifname üzerinden değil istemler üzerinden yapılması gerektiğini, davacının hangi istem veya istemlerin yenilik koşulunu ihlal ettiğini açıkça ortaya koymadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu faydalı model belgesinde korunan tüm istemlerin dosyaya sunulan deliller karşısında yeni olduğu, dava tarihinde yürürlükte olan hükümler gereğince yapılan incelemeler doğrultusunda düzenlenen raporların usul ve yasaya uygun bulunduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 223. maddesine göre, yabancı dildeki belgelere dayanan taraf bunların tercümesini de mahkemeye sunmak zorunda olup, bu husus karşı taraf ya da re’sen mahkemece de talep edilebilir. Somut olayda davacı, yabancı dilde bir takım belgelere ve videolara dayanmıştır. Davalı tarafça, bunların tercümesinin dosyaya sunulması gerektiği beyan edilmiş, davacı vekilinin ise 25.07.2013 tarihli dilekçesinde bu konuda gereken giderin taraflarınca karşılanacağına ilişkin beyanda bulunmuş olmasına rağmen mahkemece, dosyaya herhangi bir şekilde delil tercümeleri kazandırılmamıştır. Bu durumda, alınan bilirkişi raporlarında, deliller hakkında yapılan yorumların denetlenebilirliği sağlanacak biçimde, dayanılan taraf delillerinin tercümesinin dosyaya kazandırılarak varılan sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.