Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/8156 E. 2020/9785 K. 16.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8156
KARAR NO : 2020/9785
KARAR TARİHİ : 16.07.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki sanık … müdafiinin ve müşteki sanık …’in katılan sıfatıyla temyiz talebinde bulunmadıkları, sanık sıfatıyla temyiz talebinde bulundukları belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkında müşteki …’na ve müşteki sanık …’na karşı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında teşebbüs hükümleri uygulanırken kanun maddesinin 5237 sayılı TCK’nin 35/2 yerine 5237 sayılı TCK’nin 35/1 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirildiğinden,
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında müştekileri kasten silahla basit yaralama eyleminden(teşebbüs) dolayı 5237 sayılı TCK’nin 86/2-3-e, 35. maddeleri uyarınca tayin olunan “3 ay hapis” cezasından TCK’nin 29/1. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim yapılırken “2 ay 7 gün hapis cezası” yerine, hesap hatası yapılarak “2 ay 15 gün hapis cezasına” karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, 5. numaralı hüküm fıkrasının 4. paragrafında 5237 sayılı TCK’nin 29/1. maddesinin uygulandığı kısımda “ayrı ayrı 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin karar metninden çıkartılarak yerine “ayrı ayrı 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Müşteki sanık … hakkında müşteki sanık …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde, hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne 5237 sayılı TCK’nin 58.maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanık hakkında müştekiye karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/2.maddesi uyarınca basit kasten yaralama ve TCK’nin 106/1-1.cümlesi uyarınca tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, basit kasten yaralama suçunun da tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de; 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamında kaldığı, ayrıca sanık hakkında tehdit suçundan da beraat kararı verildiği, bu nedenle 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit kasten yaralama suçunun uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre;
b)Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3)Müşteki sanık … hakkında müşteki sanık …’na karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Sanık hakkında kasten silahla basit yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2-3-e maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonunda, TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanma koşularının oluşmadığı kabul edilerek sanığın TCK’nin 86/2, 29/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince sanık ve müşteki arasında uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre;
b)Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki sanık …’in temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.