YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17245
KARAR NO : 2020/12279
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı – karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı / Karşı Davalının İsteminin Özeti:
Davacı / karşı davalı vekili iş sözleşmesinin davacı/karşı davalı işçi tarafından maaşının geç ödenmesi ve ücretinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na eksik bildirilmesi nedenleriyle haklı olarak feshedildiğini, işverenle görüşerek işi bıraktığını beyanla kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı / Karşı Davacının Cevabının Özeti:
Davalı / karşı davacı vekili, davacı / karşı davalı işçinin işi kendi isteği ile başka iş kurmak için bıraktığını buna ilişkin 17.04.2014 tarihinde tutanak tutulduğunu, davacı / karşı davalı ihbar öneline uymadan işi bırakması nedeniyle ihbar tazminatının davacı / karşı davalıdan tahsilini, davacının davasının reddini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı / karşı davalının davasının kısmen kabulüne; davalı / karşı davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı / karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur.
Dosya içeriğine göre, davacı tarafından 28.04.2016 tarihinde UYAP üzerinden ıslah dilekçesi gönderilmiş, 25.05.2016 tarihinde ıslah harcı yatırılmıştır. Mahkemece 26.05.2016 tarihli 6. celsede yargılama sona erdirilerek hüküm verilmiştir. Mahkemece davaya ilişkin hükmün verildiği 26.05.2016 tarihinde kalem personelince ıslah dilekçesinin davalı yana tebliği için kapalı tebligat oluşturulduğu ve ıslah dilekçesi davalıya 09.06.2016 tarihinde yargılamanın bitiminden sonra tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından verilen ıslah dilekçesi davalı yana yargılama sürecinde tebliğ edilmeden ve davalının ıslah dilekçesine karşı beyanda bulunması için süre verilmeden, davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı / karşı davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.