Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2639 E. 2020/4424 K. 26.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2639
KARAR NO : 2020/4424
KARAR TARİHİ : 26.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.12.2017 tarih ve 2016/168 E. – 2017/374 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.12.2018 tarih ve 2018/554 E. – 2018/1930 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, dava dışı … ile davalı banka arasında imzalanan 17.000 TL tutarlı kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere davacılara ait taşınmazların ipotek edildiğini, davacıların kredi sözleşmesinde kefaletlerinin bulunmadığını, kredi sözleşmesindeki imzaların sahte olduğunu ileri sürerek, davacılar aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini ve davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı … ile davalı banka arasında 18.11.2014 tarihli 50.000 TL tutarlı kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin önceki sözleşmelerle bağlantı ve limit artışı başlıklı kısmında yeni imzalanan 50.000 TL tutarlı sözleşmenin 11.09.2013 tarih ve 17.000 TL tutarlı sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiğini, davacıların sözleşme imzalandıktan bir gün sonra da davalı banka lehine ipotek tesis ettiklerini, davanın kötüniyetle açıldığını belirterek, davanın reddini ve davacılar aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka ile dava dışı … arasında imzalanan 18.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesindeki imzaların davacıların eli ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacıların 18.11.2014 tarihli genel tarımsal krediler sözleşmesine istinaden 165.000,00 TL tutarında üst limit ipoteği verdiği, davacılar tarafından 18.11.2014 tarihli genel tarımsal kredi sözleşmesindeki imzanın kendilerine ait bulunmadığını iddia etmelerine karşın Ağlasun Tapu Müdürlüğünde düzenlenen 19.11.2014 tarihli sözleşmede davacılar tarafından 165.000,00 TL tutarlı üst limit ipoteğinin 18.11.2014 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin olarak kurulduğunun sabit olduğu, davacılar tarafından ipotek akit tablosundaki imzanın sıhhatine yönelik bir itirazda bulunulmadığı, davacıların üst limit ipoteği nedeniyle kredi sözleşmesi borçlusu …’in 18.11.2014 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcundan dolayı 165.000,00 TL limitle sorumlu olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.