Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/455 E. 2020/4879 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/455
KARAR NO : 2020/4879
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.05.2018 tarih ve 2017/116 E. – 2018/178 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 17.10.2019 tarih ve 2018/1542 E. – 2019/1020 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 01, 29, 31 ve 44. sınıflarda yer alan ürün ve hizmet grupları için 2016/15331 başvuru numaralı “argema TARIM-HAYVANCILIK” ibareli markaya ilişkin tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı …Ş. tarafından müvekkilinin yapmış olduğu başvuruya karşı 2002/30295 başvuru numaralı “şekil+artemA” ibareli adlarına tescilli olan marka ile iltibas oluşturduğu gerekçesi ile itiraz edildiğini, itirazın kabul edilerek 556 sayılı KHK’nın 8.maddesi çerçevesinde iltibas bulunduğu gerekçesi ile başvurunun reddedildiğini, ret kararına müvekkili şirket tarafından YİDK’ya itiraz edildiğini, itirazın dava konusu 2017-M-283 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, YİDK kararının yerinde olmadığını, markalar arasında şekil, görsel ve biçimsel benzerlik bulunmadığını, her iki markalı ürünün karıştırılma ihtimalinin imkansız olduğunu, ses, telafuz ve işitsel benzerliğinin bulunmadığını, anlam benzerliği bulunmadığını, “ARGEMA” markasının 30 yıldan beri yatırım yapılmış tanınmış bir marka olduğunu ileri sürerek, Türk Patent’in 2017-M-283 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1991 yılından bu yana davalı Kurum nezdinde tescilli “ArtemA” tanınmış marka ve “ARTEMA” asıl unsurlu seri markaları olduğunu, davacının “ARGEMA” esas unsurlu markasının müvekkilinin markası ile hem ibare hem de tescil sınıflarında bire bir çakıştığını, “Argema” markasının tescili halinde kaçınılmaz olarak müvekkilinin grup şirketlerinden birinin hizmet veya ürünü olduğu ve müvekkilinin seri markalarından biri olduğu intibaını vereceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının “argema TARIM-HAYVANCILIK” ibareli marka başvurusuyla davalı şirketin “ArtemA+şekil” ibareli diğer tescilli markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mal ve hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının “argema TARIM-HAYVANCILIK” ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının “ArtemA+şekil” ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, başvuru konusu işaret ile davalı şirketin markası arasında işletmesel bağ olduğu algılaması oluşabileceği, bu açılardan taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 54,40 TL temyiz ilam harcı ile 267,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.