Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/2913 E. 2012/4579 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2913
KARAR NO : 2012/4579
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; tarafların 12.7.2009 tarihinde boşandığını, 7.6.2005 tarihinden geçerli olmak üzere müşterek çocuk için aylık 600,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede çocuğun ihtiyaçlarının artması, paranın değer kaybetmesi nedeniyle artırılarak 1200,00 TL’ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, iştirak nafakasının artırılması talebinin boşanma davasında reddedildiğini, verilen kararın 6 ay önce kesinleştiğini, çocuk 7 yaşında olup, Devlet okuluna devam ettiğini, masrafların iddia edilen oranda olmadığını, davacının mal varlığı ve geliri kendisinden fazla olmakla annenin de katkısı nazara alındığında verilen miktarın yeterli olduğunu, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık 1000,00 TL’ye çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katkıda bulunması gerekir. Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana-baba tarafından müşterek karşılanması da ilke olarak kabul edilmiştir (TMK. 327 md.). Bu nedenledir ki, iştirak nafakasının çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana-babanın mali durumları da gözetilerek takdiri gerekir.Somut olayda, müşterek çocuk 7 yaşında olup, devlet okuluna gitmekte iken, dava sırasında özel okula alınmıştır. Okul ücreti ise yıllık 5.500,00 TL’dir. Davacı anne diş hekimi, davalı ise üniversite de öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına, davacı annenin de çalışıyor olması ve küçüğe katkısı nazara alındığında mahkemece takdir edilen 1.000,00 TL iştirak nafakası yüksektir. O halde, davalı babayı ödemede zorlamayacak, onu zarurete düşürmeyecek şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.