Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/18929 E. 2012/28184 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18929
KARAR NO : 2012/28184
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Toki avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı,davalının internet duyuru ve ilanlarındaki lüks konut üreteceklerine dair taahhütlerine güvenerek taşınmaz satın aldığını,ancak ilanlarda taahhüt edilen taşınmazın ortak alanda yer alan çevre düzenlemesi ve otoparkının v.s.yapılmadığını.dairenin ve binanın kötü bir işçilikle imal edildiğini,bu ayıplar giderilmeden site yönetimi oluşturularak bu yönetime devredildiğini belirterek; satış öncesi reklamlarda taahhüt edilen otopark,… ocağı,kreş vs. sosyal alanların yapılmaması nedeniyle değer düşüklüğü karşılığı şimdilik 10.000 TL’nin satış bedelinden indirilmesini, bedel tenzili tutarına dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine ve yasaya aykırı şekilde oluşturulan site yönetiminin iptal edilerek, kat mülkiyeti yasasına uygun şekilde kat maliklerince yeni bir yönetim oluşturulmasını, yönetimce fazla tahsil edilen giriş aidatı ve konut aidatının tazminini, Bu taleplerin mümkün olmaması halinde; genel hükümler çerçevesinde BK 96. maddesine göre tanıtımlara uygun olarak yapılmayan eksik ve ayıplı işler nedeniyle taşınmazda oluşan değer kaybı karşılığı şimdilik 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etti.
Davalı … Bankası vekili davanın husumetten reddini dilemiştir. Davalı TOKİ vekili,Dava konusu satılan malda bir ayıp bulunmadığını ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece dava konusu ayıpların tamamının açık ayıp olduğu ve davacı tarafından konut teslim föyü ile süresinde bu ayıpların davalıya ihbar edildiği gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalara itibar edilerek davalı TOKİ yönünden davanın kabulüne,davalı … Bankası yönünden davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı ve davalı TOKİ tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı TOKİ’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı TOKİ’den satın almış olduğu taşınmazdaki tanıtım ve ilanlarındaki niteliklerine uygun yapılmadığını, imalatlardaki eksiklikler ve bir kısım ayıplı imalatlar nedeniyle diğer taleplerinin yanında oluşan değer kaybına ilişkin bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacının, davalıdan bir daire satın aldığı ve dairenin davacıya teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir.
4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda dava konusu taşınmazda mevcut ayıplı işlerin tamamının açık ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bu açık
2012/18929-28184
ayıpların davacı tarafından taşınmazın teslimi sırasında düzenlenen 14.08.2008 tarihli konut tespit föyü ile davalıya süresinde ihbar edildiği kabul edilmiş ise de,mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ve hesaplamaya dahil edilen bir kısım ayıplı işlerin tespit föyünde yer almadığı anlaşılmaktadır .Davacı tarafından 14.08.2008 tarihli konut tespit föyünde yer verilmeyen ve davalıya bildirilmemiş olan açık ayıplı işler yönünden davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilemez.Bu itibarla davacı süresinde davalıya ihbar edilmeyen açık ayıplı işler nedeniyle tazminat talep edemeyecektir. Hal böyle olunca mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak .davacı tarafından 14.08.2008 tarihli konut tespit föyü ile davalıya bildirilen açık ayıplarla sınırlı olarak hesaplama yapılmak suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı, dava dilekçesinde dava konusu bedelin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacının dava tarihinden itibaren faiz isteyebileceği gözetilerek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı TOKİ’nin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 135.40 TL temyiz harcın istek halinde davalı Toki’ye iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.