YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3895
KARAR NO : 2013/6451
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 3/3/2009 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek, satış işleminin iptali ile taşınmazın borçlu … adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, dava konusu taşınmazın iyi niyetle ve 45.000,00 TL rayiç bedelle satıldığını, satış bedelinin 4/3/2009 tarihinde banka havalesiyle ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazı iyi niyetli ve rayiç bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın belirlenen bedeliyle tapu satış bedelinin uyumlu olduğu, satış bedelinin banka aracılığıyla ödendiği, davacı tarafından satışın alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığının ispatlanamadığı, bu durumda İİK 278 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davasının unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nin 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nin 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nin 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nin 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nin 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda dava önkoşulları mevcut olup mahkemece sadece İİK.nin 278/3-2.maddesi yönünden deliller değerlendirilerek taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup mahkemenin de belirlediği gibi bedel farkı bulunmadığından dava konusu tasarrufun İİK 278/3-2 madde gereğince iptal koşulları oluşmamıştır. Ancak davalı borçlunun 3.3.2009 tarihinde dava konusu taşınmaz dışında
…,… ada 6 parsel 1 nolu bağımsız bölümü de yine davalı …’ya sattığı, davalı …’nun dava konusu 4 parseldeki taşınmazı 3.3.2009 tarihinde borçludan satın aldıktan sonra davalı borçlunun damadı ve aynı zamanda akrabası olan …,… Tarım’ın borcu için 30.4.2009 tarihinde … Katılım Bankası AŞ lehinea 1.derece 250.000,00 TL meblağlı ipotek tesis etmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi bu durumun davalı 3.kişinin borçlunun durumunu ve amacınını bilebilecek kişilerden olduğunu gösterdiği bu nedenle dava konusu tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 7.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.