YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10930
KARAR NO : 2020/12227
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, resmi belgede zincirleme sahtecilik (iki kez)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2015 sayılı Kavak Tarım Kredi Kooperatifinde müdür yardımcısı olarak görev yapan sanık hakkında nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Ladik Tarım Kredi Kooperatifinin usulsüz olarak bu suçlar yönünden davaya katılmasına karar verilmesi hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK’nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğunun 53/1-a maddesi yerine 53/1-d maddesindeki hak ve yetkilerden yoksun bırakılmaya karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 53/5. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün “Sanığın atılı suçu 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesinde sayılan hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlediği anlaşılmakla aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere takdiren 3 yıl süre ile anılan Yasanın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın işlemiş olduğu zincirleme nitelikli zimmet suçunu gizlemek maksadıyla düzenlemeye yetkili olduğu kredi borç senetlerini borçlular yerine de imza atmak suretiyle sahte olarak düzenlemesi şeklindeki eylemlerinin 01/06/2005 tarihi öncesindeki eylemleri de dahil olmak üzere kül halinde kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçunu oluşturduğu ve TCK’nın 204/2, 43/1, 53/1, 53/5. maddeleri uyarınca bir kez cezalandırılması gerektiği halde, resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 15/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.