YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6447
KARAR NO : 2020/11137
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/04/2017 tarihli ve E.2015/1167-K.2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son. maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Karşılıklı yaralama suçlarının işlendiği ve sanığın da yaralandığı olayda, tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması,
3) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-a-e maddeleri gereğince belirlenmiş olan “1 yıl 12 ay” hapis cezasının TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılarak “2 yıl 24 ay” hapis cezasının belirlenmesi, daha sonra TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve daha sonra da TCK’nin 62/1. maddesinin uygulanması gerekirken, denetime imkan vermeyecek şekilde 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-a-e maddeleri gereğince belirlenmiş olan “1 yıl 12 ay” hapis cezası TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılmadan ve TCK’nin 87/1-son. maddesi de uygulama maddesi olarak gösterilmeden doğrudan 5 yıl hapis cezasına hükmedilmiş olması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.