YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/491
KARAR NO : 2020/4383
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2018 tarih ve 2017/256 E-2018/181 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.11.2019 tarih ve 2018/1623 E- 2019/1140 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1978 yılından beri kadın çorabı üreticisi olarak kurulduğunu, yüksek bilinirliliğe sahip olan müjde, parizien, müjde lux ve Vog markalarının sahibi olduğunu, Türk Patent nezdinde 18, 23, 24, 25, 26, 27 ve 35. sınıflarda tescilli olan PARİZİEN ibareli markaların sahibi olduğunu, PARİZİEN markasının ilk olarak 1988 ve 1991 yıllarında tescil edildiğini, davaya konu olan “TPH THE PARISIAN HIPSTER” şekil ibaresinin 25 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için başvurusunun yapıldığını, söz konusu markanın ilanına müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından ret edildiğini, taraf markaların 25 ve 35. sınıfta yer alan emtiaların birebir aynı olduğunu, 35. sınıftaki hizmetlerin de aynı/yakın/ilişikli olduğunu, müvekkiline ait markanın yaygın kullanımı PARİZYEN ya da PARİSYEN ile bilindiğini ve okunduğunu, markaların kendine özgü bir bütünü ve algısının olduğunu, davaya konu olan markanın kelime unsurlarının ilk harflerinden kombine edilmiş TPH, THE, PARISIAN ve HIPSTER ibarelerinden oluştuğunu, HIPSTER ibaresinin son dönemlerde erkekler arasında oldukça popüler, özel bir tarz bıyık, şapka, çanta vs. ile oluşturulan oldukça yaygın bir akım olduğunu, davalının 2014/10736 sayılı “THE PARISIAN HIPSTER” ibareli marka başvurusunun ilanına yapılan itirazın kabul edilerek markanın ret edildiğini, bu sefer aynı unsurların başında TPH harflerini ekleyerek bu başvuruyu gerçekleştirdiğini, davalının ısrarla tescile çalıştığı markasının müvekkili markası ile iltibas yarattığının açık olduğunu, davaya konu olan markanın müvekkilinin markasının devamı ya da onun alt markası sanılma ihtimalinin oluşacağını, PARISIEN ya da PARISIAN markalarının Parisli anlamımda olduğunu, davalının markasının tesciline izin verilmesi halinde müvekkilinin markasından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek TPMK YİDK’nm 03.06.2017 tarih ve 2017-M-4160 sayılı kararının iptaline, 2016/09700 numaralı “THE PARISIAN HIPSTER ŞEKİL” ibareli markanın tüm mallar yönünden iptaline, tescil edilmişse hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurusu kapsamında 25, 35. sınıftaki mal ve hizmetler bulunurken itiraza mesnet markaların 23, 24, 25, 35.sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığı, mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olduğu, başvurunun standart karekterle yazılmış “tph the parisian hipster+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların ise, standart karekterle yazılmış “parisien”, “parızıen”, “parisienne+şekil”, “parizien clinique+şekil”, “parizien” ibarelerinden oluştuğu, davaya konu olan markanın ise üstte TPH ibaresi ile bu ibarenin yanında takım elbiseli stilize edilmiş ve kişileştirilmiş kuş figürünün yer aldığı ve bunların altında ise TPH ibaresine göre daha küçük punto ile konumlandırılan “THE PARISIAN HIPSTER” ibaresinden oluştuğu, İngilizce kökenli olan THE ibaresinin, nesne gibi kullanılan belli bir şeye gönderme yapan işaret olduğu, HIPSTER ibaresinin de “yenilikçi”, kalçadan dökük pantolon” ve kurulu düzeni reddeden aşırı özgürlükçü hayat tarzını benimseyen kişi ve bir moda akımı” anlamlarına geldiği, THE ibaresinin herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığı, HIPSTER ibaresinin de tescil edilmek istenilen mal ve hizmetler için ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bu nedenle markanın esaslı unsurunun PARISIAN ibaresi olduğu, davaya konu olan marka başvurusunun tescilinin ortalama tüketici kitlesinin bütüncül ve genel bakış açısı dikkate alındığında KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırma ihtimaline yol açacağı, 556 sayılı KHK’nın 8/4. hükmünün uygulanmasına gerek bulunmadığı, kötüniyet hususunun ispat edilemediği, bilirkişi raporunun sonuç kısmında maddi hata sonucu “kısmen” kelimesinin kullanıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne TPMK YİDK’nun 2017-M-4160 sayılı kararının iptaline, 2016/09700 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı … vekili ve davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar … vekili ile Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’tan alınmasına, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.