Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17048 E. 2020/15978 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17048
KARAR NO : 2020/15978
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, Davacının 15.05.2006 – 18.04.2014 tarihleri arasında makam şoförü olarak davalı işletmenin ihale ile taşeronluğunu yaptığı … Bankasında çalıştığını, en son 1.300,00 TL net maaş aldığını, haftada 5 gün, sabah 08.00-17.00 saatleri arasında olmasına rağmen davacının bu sürede zorunlu olarak çalıştığı gibi makam şoförü olduğu için çoğu zaman gece, hafta sonu da çalıştırıldığını, dini bayramlar hariç, tüm resmi tatil günlerinde çalıştırıldığını, ancak fazla çalışma ve Ulusal Bayram ve Genel Tatil alacaklarının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, davalının Nisan 2014’te … Bankasından ihaleyi alamadığını belirterek herhangi bir ödeme yapılmadan tarihsiz, bedelsiz, tüm alacaklarını aldığına dair ibraname imzalatmak istediğini, davacının haklarını almadan bu belgeyi imzalamayacağını belirtince 18.04.2014 tarihinde iş akdine son verildiğini, davalıya ihtarname gönderilerek 3600 günü tamamladığı için kıdem tazminatı vs. haklarının ödenmesi ihtar edilmiş ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca 18 günlük maaşının da ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 19/05/2006 tarihinden itibaren davalıya ait olan … Taşımacılık firması tarafından … Bankası A.Ş.’de sürücülü araç kiralama hizmet alımı işi için istihdam edildiğini, her ihale süresi bitiminde SGK’dan ilişiksiz belgesi alabilmek için işçilerin ve davacının çıkışının yapıldığını ancak davalının son olarak üstlenmiş bulunduğu ihale konusu işin 19.04.014 tarihinde sona erdiğini, söz konusu sözleşmenin bitiminde davalının başka ihaleli işlerinde istihdam edilmek üzere davacının sigorta girişinin tekrar 20.04.2014 tarihinde yapıldığını, ancak bu tarih itibariyle işe gelmemiş olması nedeni ile 23.05.2014 tarihinde işten çıkış bildirimi yapıldığını, davacının gönderdiği ihtarnamede belirttiği üzere 18.04.2014 tarihinde itibaren iş yerine gelmediğini, davacının ihalenin bitim tarihi olan 19.04.2014 tarihinden sonra yine davalıya ait firmada çalışmasının istenmiş olmasına rağmen davacının 18.04.2014 tarihli ihtarnameyle kendisinin iş yerinden ayrıldığını bildirerek yıllık izin, maaş, kıdem tazminatı alacaklarının ödenmesini talep ettiğini, davacının işe gelmediğinin tutanak ile sabit olduğunu, davacının resmi saatler arasında işini ifa ettiğini, hafta sonları, resmi tatillerde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmanın söz konusu olmadığını, ücretinin asgari ücret olduğunu, davacı tarafça 3600 iş gününü tamamladığı için kıdem tazminatı hakları talep ettiği ileri sürülmüş ise de davacının bu ihtarının yasada düzenlenen bu haktan yararlanmak amacı ile yapılmadığını, davacının yazı ile davalıya başvurmadığı gibi bir gün sonra aynı ihaleyi alan başka bir firmada kesintisiz olarak çalışmaya başladığını, alacaklarının zaman aşımına uğradığını, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 Sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait iş yerinde 7 yıl, 10 ay, 21 gün çalışması bulunan davacının çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabulüne göre yıllık ücretli izin karşılığı alacak hesabı yapılmıştır. Davacının çalışma süresi boyunca hiç ücretli izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, hakimin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nın 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine 12/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.