YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1205
KARAR NO : 2020/2882
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olması nedeniyle dosyanın itiraz merciince incelenmek üzere mahalline İADESİNE;
II-Sanıklar … ve … haklarında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Sanık … hakkında kurulan hükümde, Anayasa Mahkemesinin, TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmekle yapılan incelemede;
Olay günü, eylem ve işbirliği içerisinde hareket eden sanıklar … ve …’in, sokaklarda yaşayan uyumakta olan katılanı ayakları ile dürterek uyandırmaya çalıştıkları, sanık …’in “Kalk lan a…. koyduğum” şeklinde
katılana hakaret ettiği, bunun üzerine katılanın uyanarak tepki gösterdiği ve sanık …’in bıçakla katılanı yaraladığı, sanık …’ın ise eliyle vurduğu, ve devamında katılana ait yaklaşık 35 TL parayı zorla aldıkları olayda, sanık …’in hazırlık aşamasında vermiş olduğu savunmasında, sanık … ile birlikte katılanın ceplerini aradıklarını ve katılana ait poşeti karıştırdıklarını beyan ettiğinin, sanık …’un da aşamalarda birbiriyle çelişen savunmalarına itibar edilmemesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; yerel Mahkemenin hukuki nitelendirilmesinde netice itibariyle bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık …’un üzerine atılı yağma suçundan beraat etmesi gerektiği yönünde tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılana yönelik yağma suçunun birden fazla kişi ile işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 149/1-c hükmünün uygulanması gerektiği ve sanık …’un, 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı gözetilmeden, yardım eden sıfatı ile sorumlu olduğu gerekçesi ile aynı Yasanın 39. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından; sanık … hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 168/3. maddesinin, 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılmış olması da sonuca etkili görülmediğinden; bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde eleştiri dışında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı CMK’nin 326/2. maddesine aykırı biçimde “Yargılama giderinin sanıktan ve SSÇ’den eşit olarak alınıp hazineye irat kaydına” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Yargılama giderinin sanıktan ve SSÇ’den eşit olarak alınıp hazineye irat kaydına” ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıklara sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine” tümcesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.