YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1476
KARAR NO : 2012/29055
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ….ile davalı vekili Avukat ….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka ile 28.11.2008 tarihli konut kredisi sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmenin Japon Yeni üzerinden 120 ay vadeli olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin yapıldığı tarih ile dava tarihi arasında Japon Yeninde % 158 oranında artış olduğunu, global ekonomik kriz nedeniyle kredi dengesinin aşırı ölçüde ve öngörülemeyecek şekilde tüketici aleyhine bozulduğunu ileri sürerek, dövizle aldığı kredinin tarafların gerçek iradelerine ve günün koşullarına göre uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ülkemizde döviz kurlarının istikrarlı olmadığı, sürekli olarak değişkenlik gösterdiği ve bu değişkenliğin özellikle dövizin Türk Lirası karşısında değer kazandığı konusunun kimse için öngörülemeyen bir durum olmadığı, Türk parası yerine dövizle sözleşme yapan ve borç altına giren davacının, ülkemizde geçmişte yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik krizler karşısında bu tür artışları öngörmesi gerektiği, davacının ekonomik krizin işaretlerinin 2012/1476-29055
belli olduğu bir dönemde kredi aldığı, dövizin seyri karşısında işlemin temelinden çökmesinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava açılırken, dava harç değeri belirtilmeden açılmıştır. Mahkemece, dava değeri bilirkişi vasıtasıyla saptanmadığından maktu vekalet ücretine hükmedilecek yerde davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan “25.055,30 TL vekalet ücretinin” cümlesinin çıkarılarak, yerine “550,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.