Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12768 E. 2020/12636 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12768
KARAR NO : 2020/12636
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : 1) Sanık hakkında kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyete dair; Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2016 gün ve 2014/513 Esas, 2016/433 Karar sayılı kararı
2) İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından beraatine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29/03/2017 gün ve 2017/43 Esas, 2017/701 Karar sayılı kararı

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.03.2017 gün ve 2017/43 Esas, 2017/701 Karar sayılı kararının katılan vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında TCK’nin 265/1-5, 86/1, 87/3, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında ilk derece mahkemesince sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı CMK’nin 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararı istinaf mercii tarafından beraat kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Hakkında başka suçtan yakalama emri bulunan sanık …’ın olay tarihinde evinin önünde polisleri görüp kaçmaya başladığı, yaşanan kovalamaca sonucu yakalandığı, polis memuru katılan …’ın kelepçe takmaya çalıştığı sırada sanığın tekrar kaçtığı, katılanın sanığı ikinci kez yakaladığında sanığın katılan polis memurunun kelepçe takmasını engellemek için katılanı kolundan çekerek yere düşürdüğü, katılanın bu sırada kolunda orta (2.) derece kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı, diğer polis memurlarının müdahalesi sonrası sanığın yakalandığı, sanık …’ın 26.11.2014 tarihli kolluk beyanında “kendisini tanıdığım sivil polis beni kolumdan bir kez yakaladı, kelepçe takacağı esnada ben elinden kurtularak kaçtım, beni tekrar kovaladı ve ikinci kez yakaladı, elinden kurtulmak için mücadele ettim, polis memuru … yere düştü bende kaçtım” şeklinde, 26.02.2015 tarihli birinci celsede “ben evde üzerimi değiştirdim, tam evden çıkacakken polis arabasının kapıda durduğunu gördüm, ben o dönümde Konya’da uyuşturucu tedavisi görüyordum, uyuşturucu krizinin etkisiyle polisleri görünce kaçtım, koşmaya başladım, ben bir yerde durdum, o sırada müşteki beni tuttu çekmeye başladı, ben ev sahibi filan görmesin diye kurtulup koşmaya başladım, o da arkamdan gelirken ayağı takılıp düştü, ben onu asılıp düşürmedim” şeklinde, katılan ve tanık polis memurlarınının “sanığın yakalanmamak ve kelepçe taktırmamak için katılanı kolundan çekerek yere düşürdüğü, bu şekilde tekrar kaçmaya başladığı” şeklinde beyanda bulundukları gözetildiğinde;
Sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu, atılı suçların yasal unsurlarının somut olayda oluştuğu, bu nedenle mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile sanığın atılı kasten yaralama ve görevli memura direnme suçlarından beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, katılan vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülen temyiz talebinin kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.03.2017 gün ve 2017/43 Esas, 2017/701 Karar sayılı beraat hükmünün CMK’nin 302/2. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2. maddesi gereğince “Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.