Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7518 E. 2020/11083 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7518
KARAR NO : 2020/11083
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi: …
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırıldığı ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında arttırılmasının öngörülmüş olduğu, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğunun belirtildiği, dairemizin yerleşik kararlarına uygun şekilde, mahkemesince sanığa TCK’nin 86/1. maddesine göre verilen cezadan kırığın derecesine uygun şekilde (1/4) oranında artırım yapıldığı anlaşılmakla tebliğnamenin bozma talepli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 230. maddelerine aykırı karar verilmesi,
2) Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK’nin 31/2. maddesi gereğince suç tarihinde işlediği yaralama fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olup olmadığı konusunda Nizip Devlet Hastanesinin 25.12.2009 tarihli raporunda suç tarihine göre değerlendirme yapılmadığı, raporun bu haliyle yetersiz olduğu, Adli Tıp Kurumundan suç tarihine göre ayrıntılı rapor aldırılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, YCGK’nun 20.11.2018 tarih 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 20. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
4) Suça sürüklenen çocuğun mağduru silah niteliğindeki taş ile vücudunda kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda koşulları oluştuğu halde TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
5) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış ve adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması nedeniyle hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK’nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlerden birisine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.