Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9287 E. 2020/10543 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9287
KARAR NO : 2020/10543
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Basit yaralama suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair …5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2019 tarihli ve… Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.02.2020 tarihli ve 2019/22041 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2020 tarihli ve … sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
…5. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında daha önce işlediği başka bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle, denetim süresi içinde yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve…Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenlemenin incelemeye konu suç tarihinin ve adli sicilde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydın kesinleşmesinin 28.06.2014 ve sonrası olması halinde uygulanabileceği hususu nazara alınarak yapılan değerlendirmede,
Somut olayda, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, suç tarihi 13.07.2012, karar tarihi 27.03.2014 olan ve 21.04.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin …Sulh Ceza Mahkemesinin…sayılı kararının, 28.06.2014’ten önce kesinleştiği, dolayısıyla 28.06.2014 tarihinden önce kesinleşen adlî sicildeki kaydın sanık yönünden ikinci suç için yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli sicil belgesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 28.06.2014 tarihinden önce kesinleşmiş olması nedeniyle sanık hakkında; “Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşıldığı” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli ve 2011/842 Esas, 2012/100 Karar sayılı, 10.04.2012 tarihli 2011/479 Esas, 2012/145 Karar sayılı ve 08.05.2012 tarihli 2011/449 Esas ve 2012/186 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanığın katılana yönelik eylemi neticesinde katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, bununla ilgili katılan tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunmadığı, katılanın şikayetinin devam ettiği, sanık tarafından katılanın zararlarının giderildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından sanık 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenle mahkemenin sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.