Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7747 E. 2020/10221 K. 09.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7747
KARAR NO : 2020/10221
KARAR TARİHİ : 09.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken, Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında, iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK’nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
2)Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, mağdurun aşamalarda alınan istikrarlı beyanlarında sanığın sert bir cisimle kendisine saldırdığını, başının arkasına vurduğunu iddia etmesi, mağdur hakkında düzenlenen adli raporda beyanı ile uyumlu şekilde “başının sol arka tarafında 2×2 cm.’lik şişlik” bulunduğunun tespit edilmesi, tanık Mehmet’in de olay anında sanığın elinde sopa bulunduğunu doğrulaması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu silahla işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
3)Mağdur hakkında … Devlet Hastanesinde görevli göğüs cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 10.04.2013 tarihli adli raporda, “sternum korpus 1/3 kesimde bulunan non deplase fraktürün hayat fonksiyonlarını orta derecede etkilediğinin” tespit edildiği ancak; kemik kırığının hayat fonksiyonlarını kaçıncı derecede etkilediğinin rakamsal olarak belirtilmediği anlaşılmakla, mağdurun geçici ve kesin raporları ile yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakları en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, kırığın derecesini de içerir şekilde 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması ve sonucuna göre kırık artırım oranının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.