YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16823
KARAR NO : 2020/8910
KARAR TARİHİ : 16.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık, sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında müşteki …’ya yönelik eylemleri nedeniyle 30/03/2012 tarihli ve 2012/663 esas numaralı iddianame ile hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme, müşteki …’ya (AVEA) yönelik eylemleri nedeniyle 30/03/2012 tarihli ve 2012/664 esas numaralı iddianame ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dava açıldığı halde, suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından karar verilmiş olmasına göre, verilen kararın müşteki …’ya yönelik eylemlerine ilişkin olduğu, müşteki …’ya yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulmadığı, zamanaşımı süresi içinde bu suçlardan karar verilmesinin olanaklı olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukların müşteki …’ya yönelik eylemlerine uyan TCK’nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c ve 31/3. maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği tarih olan 27/03/2012 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
3-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ve suça sürüklenen çocukların müşteki …’nın oturduğu apartmana alt kat penceresinden girerek ayrı bir bölmede muhafaza altına alınmış olan kazan dairesinden bir adet kalorifer peteğini çalıp, yine kazan dairesinin bir bölümünde muhafaza altında bulunan ve müştekisi … olan ve mülkiyeti AVEA’ya ait baz trafosunun kapı kilit kısmını zorlayarak zarar verdikleri sırada, müşteki … ve tanık Mehmet KAYA tarafından görülmeleri üzerine kaçmak isterken ellerindeki kalorifer peteği ile yakalandıkları olayda, sanık … hakkında tanzim olunun 28/03/2012 tarihli iddianamede her iki olay da anlatılıp, TCK’nın 142/1-b, 116/1, 152/1-a, 53, 54, 63. maddelerinden bir kez cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, iddianamedeki anlatım ve sevk maddelerine göre, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından açılan davanın müşteki …’ya, mala zarar verme suçundan açılan davanın ise müşteki … (AVEA)’ya yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Müşteki … (AVEA)’ya yönelik hırsızlık suçundan dava açılmasının zamanaşımı süresi içinde olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b-Sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 116/1. maddesi gereği hükmolunan 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 119/1-c maddesi gereği bir kat artırım yapılması sırasında, 12 ay yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.