Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/18861 E. 2012/28431 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18861
KARAR NO : 2012/28431
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, dava dışı çocuklarının üniversiteye giriş sınavına hazırlanması için davalı şirketin işlettiği dershaneye kaydını yaptırdığını, kayıt sırasında 9,5 aylık eğitim karşılığının taksitlere bölündüğünü ve teminat amaçlı senet imzaladığını, hizmet bedelini ödediğini ancak ayıplı eğitim hizmeti aldıklarını teminat amaçlı verilen senedin kötüniyetli olarak ödemesi yapıldığı halde tahsil edilmek istendiğini ileri sürerek davalıların sunduğu ayıplı hizmet nedeni ile ödenen hizmet bedeli ile teminat olarak verilen senedin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının ayıplı hizmet iddiasını ispat edemediği ve davacının sözleşmeyi benimseyerek taksitler halinde ödemeler yaptığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, çocuklarının eğitimi için davalı taraf ile taksit sözleşmesi ve bu sözleşmenin teminatı olarak eki niteliğinde bir senet düzenlendiğini, eğitim giderlerini makbuzlar halinde ödemesine rağmen teminat amaçlı alınan 2012/18861-28431
senedin davalı tarafça icra takibine başlandığını,icra ve haciz baskısı ile de ödemelerde bulunduğunu,senedin teminat amaçlı olduğundan geçerlililik koşullarını taşımadığını senedin iptali ile ayıplı hizmet nedeni ile ödenen bedelin tahsiline karar verilmesi istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalılar, ayıplı hizmet bulunmadığını, senedin teminat amaçlı düzenlenmediğini,eğitim hizmet bedellerinin ödenmemesi üzerine senede dayalı icra takibi başlattıklarını, senede dayalı alacaklarını tahsil ettiklerini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
6.3.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 6/A maddesi, “taksitli satışlarda sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödenmesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde kambiyo senedi geçersizdir.” düzenlemesini getirmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere dava konusu senet taksitli eğitim satışına ilişkin olarak 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 6/A maddesinin yürürlüğe girdiği 14.6.2003 tarihinden sonra 15.07.2006 tarihinde düzenlenmiştir. Yasanın bu amir hükmüne göre dava konusu senet her bir taksit için ayrı ayrı nama yazılı olarak düzenlenmesi gerekirken emre muharrer olarak tek bir senet olarak düzenlendiğinden geçersizdir. Davaya konu senetin lehdar satıcılar yönünden karşılıksız kaldığı sabit olduğuna göre bu davalılar yönünden de iptali ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.