Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7930 E. 2020/11371 K. 22.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7930
KARAR NO : 2020/11371
KARAR TARİHİ : 22.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine,
1)19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile değiştirilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk açısından denetim süresinin 3 yıl olması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi;
2)5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’un 23. maddesinde “(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.” ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 10. fıkrasında “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.” şeklindeki düzenlemelere nazaran, somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında verilen…1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 03.05.2011 tarihinde kesinleştiği ve 3 yıllık denetim süresinin kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı ve 03.05.2014 tarihinde sona ereceği, bununla birlikte deneme süresinde işlendiği iddia olunan… 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/690 Esas, 2015/879 sayılı kararına konu yeni suçun ise denetim süresinin bitiminden sonra, 21.05.2015 tarihinde işlendiği göz önüne alındığında, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde suç işlemediği gözetilmeden, düşme kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, bu kararın 03.05.2011 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımının durduğu ve suça sürüklenen çocuğun 21.05.2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle bu tarih itibariyle zamanaşımının tekrar işlemeye devam ettiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle zamanaşımının “4 yıl 18 gün” süre ile durduğu ancak; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 20.08.2005 tarihi ile mahkemece hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet kararı verilen tarih arasında, zamanaşımının durduğu süre de düşüldükten sonra, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen “7 yıl 12 aylık” olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hüküm açıklanarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.