Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/130 E. 2020/8892 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/130
KARAR NO : 2020/8892
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26/01/2015 tarihinde sanığın işlettiği bakkal dükkanında kaçak sigara satışı yapıldığı yönünde yapılan ihbar üzerine bahse konu adrese genel kontrol amacıyla gidildiğinde, iş yerinde bulunan sanığa iş yerinde kaçak sigara bulunup bulunmadığının sorulması üzerine, iş yerinin girişine göre sağında bulunan masanın altındaki 40 paket kaçak sigaranın rızaen teslim edildiği, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla bulundurduğunu savunduğu olayda, 5271 sayılı CMK’nun 116/119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanığa ait iş yerinde 40 paket sigara ele geçirilmesi üzerine sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet etmek suçundan kamu davası açılmış olup, sanık aşamalardaki savunmasında sigaraları içmek için bulundurduğunu beyan etmiştir. Sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, suça konu sigaraları sanığın ticari amaçla aldığına ve iş yerinde sattığına dair herhangi bir ikrarı bulunmadığı da nazara alındığında sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken Anayasanın 38/2, 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.