Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/10458 E. 2012/28354 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10458
KARAR NO : 2012/28354
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, alacaklısı davalı, borçluları ise kendisi ile birlikte dava dışı ….olan 15.000 Euro bedelli senet nedeniyle davalı tarafından takip başlatıldığını, ancak dava konusu bononun senedin diğer borçluları ile davalı arasında imzalandığını, üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, kaldı ki borcun ödenmesine rağmen, senedin iade edilmediğini ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini, %40 inkar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece “davanın reddine” ilişkin olarak verilen ilk hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizce, “senette nakten kaydı bulunduğu halde davalı, Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/1806 soruşturma numaralı Takipsizlik Evrakında Emniyette verdiği 8.4.2008 tarihli ifadesinde, davacıya gayrimenkul sattığını, senedin de bu nedenle verildiğini belirterek, senedi talil etmiştir. Davalı 1.4.2010 tarihli yemininde de, bu beyanını tekrarlamıştır. Bu durumda davalının davacıya gayrimenkul sattığı ve senedin de bu nedenle verildiği konusundaki ispat yükümlülüğü davalıdadır. Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın kabulüne, takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince menfi tespit davasında alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gereklidir. Dava konusu olayda davalı alacaklının, takipte kötüniyetli olduğu, davacıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı borçlu yararına inkar tazminatına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.’nun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün, (1) no’lu bendinin 2. ve 3.satırlarında bulunan (%40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine) sözlerinin tümüyle karardan çıkarılarak, yerine (davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 295.00 tL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.