Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6145 E. 2020/10541 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6145
KARAR NO : 2020/10541
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Basit yaralama suçundan sanık …’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a ve 52/2. maddeleri gereğince 8.100,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair…1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli ve 2017/474 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/08/2019 tarihli ve 2019/941 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.02.2020 tarihli ve 2019/16896 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2020 tarihli ve 2020/25626 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesince; sanığın adlî sicil kaydında mevcut bulunan …1. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi gereğince ikinci suç açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil edeceği gerekçesiyle…1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanığın suç tarihinde sabıkasız olması ve itirazın kabulüne esas olarak gösterilen …1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/129 Esas, 2017/463 sayılı kararının, incelemeye konu suç tarihi olan 14.07.2017 tarihinden sonra, 05.03.2018 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eden bir husus bulunmadığı, zira 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi ile denetim süresinde yeni bir suç işlenmesi durumunda yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin düzenlendiği gözetilmeden itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,

– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Ayrıca, bahsi geçen maddenin 8. fıkrasında; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanıklarla ilgili bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık …’nin kasten basit yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine itiraz merciince sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair başka bir kararın bulunması nedeniyle yapılan itiraz kabul edilerek sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan eşini kasten basit yaralama suçundan verilen …1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli… Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.03.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine bu suç yönünden sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu kasten basit yaralama suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın kasten basit yaralama suçunu adli sicil kaydındaki diğer eşini kasten basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçeşleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 05.03.2018 tarihinde başlamış ve kasten basit yaralama suçundan mahkemece 22.03.2019 tarihinde karar verilmiştir. 05.03.2018 tarihinden sonra sanık hakkında kasıtlı bir suçtan yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli, 2011/842 Esas ve 2012/100 Karar sayılı, 10.04.2012 tarihli, 2011/479 Esas ve 2012/145 Karar sayılı ve 08.05.2012 tarihli, 2011/449 Esas ve 2012/186 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanığın katılana yönelik eylemi neticesinde katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, bununla ilgili katılan tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunmadığı, katılanın şikayetinin devam ettiği, sanık tarafından katılanın zararlarının giderildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından sanığın 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının da yerine getirilmediğinden zararın giderilmemiş olması nedeniyle de sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir.
Böylece, itiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.