Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/8617 E. 2013/10475 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8617
KARAR NO : 2013/10475
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve … Belediyesi Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, imar ve ihya ile kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastroca tesbit dışı bırakılan taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 08.06.2004 günlü krokide (B) harfi ile gösterilen 6098,221 m² yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24/05/2007 gün ve 2007/2893-3187 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Davacı, görülmekte olan davada imar ve ihya ile kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısına göre, dava konusu yer 1966 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle tesbit dışı bırakılan yer olup, halen Atakent Belediyesi hudutları içerisinde kalmaktadır. Böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik hukukî sebebine dayalı olarak edinilebilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Anılan madde uyarınca yerin orman sayılmayan, kamu hizmetine tahsis edilmeyen yer olması, il, ilçe ve kasabaların imar planları içinde bulunmaması ve ayrıca imar ve ihya edilerek tarım arazisi haline getirilmesi, imar ve ihya işleminin tamamlandığı tarihten dava tarihine ve eğer imar planı kapsamındaki bir yer ise imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, uyuşmazlık konusu taşınmazın davacının babası tarafından 1970 yılından önce imar ve ihya edildiğini, mirasen intikal ve paylaşımla davacıya kaldığını, imar ve ihya olgusunun tamamlandığı 1970 yılından dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile davacı ve babası tarafından koşullarına uygun olarak tarım arazisi niteliği ile tasarruf edildiğini bildirmişler, keza kültür arazisi niteliğinde olduğu ziraat bilirkişisi, orman sayılmayan yerlerden olduğu uzman orman bilirkişisi tarafından açıklanmış ise de bu araştırma yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş; taşınmazın bulunduğu yöreye ait imar planının bulunup bulunmadığının, varsa imar planı kapsamına alınma tarihinin taşınmaz başında yapılan keşfe bağlı olarak düzenlenen kroki gönderilerek ilgili Belediyeden sorulup belirlenmesi, ondan sonra öğretim üyesi seviyesinde ziraat fakültesi toprak bölümünden bir ziraat mühendisi (veya jeodezi ve fotogrametri mühendisi), bir harita (veya kadastro mühendisi) ile bir jeologdan oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi marifetiyle dava tarihinden, eğer imar planı kapsamındaki bir yer ise imar planı kapsamına alınma tarihinden geriye doğru en az 20 yıl önceki tarihlere ilişkin stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliğinin, kullanım süresinin ve kullanıma ne zaman başlandığının
belirlenmesine çalışılması gerekir. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Harita Genel Komutanlığına ayrı ayrı müzekkereler yazılarak dava tarihinden ve eğer imar planı kapsamındaki bir yer ise imar planı kapsamına alınma tarihinden geriye doğru 20-25 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları getirtilmelidir. Şahit ve yerel bilirkişi sözleri, ilmî esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmelidir. Ayrıca, HUMK.’nun 366. maddesi gözönünde bulundurularak, taşınmazın ve çevresinin fotoğrafları hâkim denetiminde çektirilerek dosyaya konulmalı, taşınmazın bulunduğu yere ait topoğrafik haritalar üzerinde inceleme yapılıp taşınmazın eğim durumu üzerinde durulmalı, eğim durumu itibariyle ziraata elverişli olup olmadığı hususunda ziraat mühendisi bilirkişilerden rapor alınmalı, bilahare iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Mahallesinde bulunan 01.06.2009 günlü fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6098,22 m²’lik taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede 1976 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamaları ile 1989 yılında kesinleşen 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır.
Dosyanın yapılan incelenmesinde; Dairenin iade kararı üzerine orman bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından sunulan ek rapora göre Susanoğlu Mahallesinde 2013 yılında 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi gereği kadastro çalışmalarına başlanıldığı, dava konusu yerler hakkında 2094, 2101 ve 2102 parsel numaraları verilerek tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanunun 26/4. maddesinin “Kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi), her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar.” hükmü gereğince öncelikle kamu düzenine ilişkin olan görev konusu mahkemece re’sen gözönüne alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi, dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Atakent Belediyesinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 21/11/2013 günü oy birliği ile karar verildi.