Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/497 E. 2020/5021 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/497
KARAR NO : 2020/5021
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.07.2018 tarih ve 2017/313 E. – 2018/260 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.12.2019 tarih ve 2018/1817 E- 2019/1283 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 98364, 2006 26059, 99 018236, 95134, 2007 38280, 2007 38281, 208438, 2008 03182, 99 011074, 99196, 165971, 2013 45024, 162920, 99 011071, 98086, 124397, 123752, 124195, 140280, 131142, 124197, 2008 69711, 2008 69710, 88542 sayılı ve “mis tropikana”, “mistral”, “mis şekil”, “ülker çokomis”, “mis süt 1 litre saf doğal süt şekil”, “mis süt ½ yağlı 1 litre saf doğal süt şekil”, “miss.pardoe”, “misra”, “mis ne-fis”, “mis kefir”, “mis kalsiyum plus”, “mishkaa”, “mis fresko”, “mis çocuk”, “mis”, “mis”, “mis”, “mis”, “mis”, “mis”, “mis”, “doğal mis süt şekil”, “doğal mis süt şekil”, “çokomisket” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MISS COFFEE+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/10653 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TPMK.’nın 2017-M-5793 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkili markalarının aynı veya benzer mal ve hizmet sınıfında olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilinin “MİS” markasını içererek oluşturulduğunu, “COFFEE” ibaresinin bir ürün adı olduğunu, müvekkiline ait “MİS” markasının, tanınmış marka olduğunu ve farklı mal ve hizmetler yönünden de korunması gerektiğini, davalı tarafından daha önce “MISS COFFEE” ibareli 2014/37966 başvuru nolu markasıyla ilgili davada markaların benzer olduğuna ve karıştırma ihtimali olduğuna karar verildiğini ileri sürerek, davalı … YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ali Hedaiati vekili, davacı tarafın “MİS” ibareli markaları ile müvekkilinin “MISS COFFEE + Şekil” ibareli markaları arasında en ufak bir benzerliğin dahi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka kapsamındaki 35. ve 43. sınıf kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetler açısından taraf markları arasında, 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerliğin bulunduğu, farklı olarak addedilen sınıflar yönünden, davacı yararına 556 sayılı KHK 8/4 maddesinde ifadesini bulan durumların ortaya çıkmayacağı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nın 2017-M-5793 sayılı kararının 35. ve 43.sınıf kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, aynı mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçlarının peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
12.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.