YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/557
KARAR NO : 2020/4746
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.12.2016 tarih ve 2015/140 E- 2016/608 K. sayılı kararın davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/1574 E. – 2019/1113 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005/08619 sayılı “medinet+şekil” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MEDİENT” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2012/79947 sayılı başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hem işaretler yönünden hem de marka kapsamları yönünden benzerliğin mevcut bulunduğunu, tek harften kaynaklanan farklılığının markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15667 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılmasının gerektiğini, müvekkiline ait markanın 10. ve 44. sınıflarda tescilli olmadığını, müvekkili markası ile davacının itirazına mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar, yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil), tıbbi ortopedik malzemeler, ameliyathane giysileri ve steril örtüler, cinsel amaçlı aletler ve malzemeler, prezervatifler (condom/kaput), biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcıların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri ile davacının itirazına mesnet markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik olduğu, sayılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK’nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15677 sayılı kararının 35.sınıfın 06. alt grubu yönünden kısmen iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; işbu davanın yalnızca başvuru kapsamındaki 10. ve 44. sınıf hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açıldığı, mahkemece talepten fazlaya hükmedilemeyeceği, belirtilen mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla YİDK kararının yerinde bulunmadığı, mahkemece bu mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken talep aşılarak 35/6. sınıf yönünden hüküm kurulduğu, taraf vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olduğu, bunun dışında kalan istinaf itirazlarının ise yerinde olmadığı, hükümsüzlüğü istenen markanın 10. ve 44.sınıf mal ve hizmetler yönünden tescil edilmediği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15667 sayılı kararının 10.sınıfta yer alan “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil). Tıbbi ortopedik malzemeler. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (condom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcılar.” malları ile 44. sınıfta yer “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler.” yönünden iptaline, dava konusu marka 10. ve 44. sınıflar yönünden tescil edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı yanın “MEDİENT” ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacı yanca “MEDİNET” ibareli markası mesnet gösterilerek yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK’nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15667 sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalının başvurusu “MEDİENT”, davacının itiraza mesnet markası ise “MEDİNET” unsurlu olup, itiraz edilen 10. ve 44.sınıflar yönünden “MEDİ” ibaresi, “Medikal” sözcüğünün kısaltılmışı olduğundan, sektörde sık kullanılan bir ibare olarak herkesin kullanımına açık ve ayırt etme gücünün düşük olduğu dikkate alındığında, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şahıs vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) no’lu bentte yer alan nedenlerle davalı gerçek kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 04.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.