Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/432 E. 2020/4822 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/432
KARAR NO : 2020/4822
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/01/2018 tarih ve 2011/679 E.- 2018/9 K. sayılı kararın davalı – karşı davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 13/11/2019 tarih ve 2018/1485 E.- 2019/1382 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili asıl davada, müvekkilinin ve dava dışı …’un Aksoy Otomotiv Tic. ve San. Ltd. Şti’nin ortakları olduğunu, davalılarla yapılan 22.07.2007 tarihli satış sözleşmesiyle, şirket hisselerinin, şirkete ait 22 adet tırla birlikte 1.400.000,000 USD bedel karşılığında davalılara devri konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre, satış bedelinin 300.000,00 USD’lik kısmının peşin ödenip, bakiye kısmı için ise lehtarı müvekkili olan 55.000,00 USD tutarlı 20 adet bono düzenlenerek müvekkiline verileceğini, ayrıca devredilen tırlara satıcılar adına haciz konulacağını, peşin ödenmesi kararlaştırılan tutarın ödenip, hisse devirlerinin yapıldığını, ancak davalarının vadesi gelen ilk 2 bonoyu ödemediğini, bunun üzerine başlattıkları takip neticesinde ilk iki bono bedelini tahsil ettiklerini ve diğer bonolar için de takip başlattıklarını ancak takipten sonuç alamadıklarını ileri sürerek, 990.000 USD alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, karşı ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı … vekili, karşı ve birleşen davalarda, müvekkilinin devraldığı şirket hisselerinin bedelini ödediğini, bu hususun devre ilişkin noter senedinde açıkça yazılı olduğunu, davacı karşı davalının sözleşme imzalanırken şirketin hiçbir borcu olmadığı konusunda müvekkiline güvence verdiğini ancak devre konu tırlar üzerinde rehin ve hacizler bulunduğunu, müvekkilinin karşı tarafça devredildiği iddia edilen tırları hiç görmediğini ve tırların bir kısmının da daha sonra davalı tarafça tekrardan üzerine alındığını, ilerleyen süreçte tırların bir kısmının da diğer davalı tarafından müvekkilinin imzası taklit edilerek satıldığını, müvekkilinin söz konusu bonolarda kefil olduğunu, bu senetlere dayalı olarak müvekkiline dava açılıp, faiz istenilemeyeceğini ileri sürerek, sözleşme gereği davacıya ödenmiş olan 410.000,000 USD’nin istirdadını ve diğer bonoların bedelsizlik nedeniyle iptalini istemiş, asıl davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen 22.07.2007 tarihli sözleşmeyle, davacının ve dava dışı …’un hissedar oldukları Aksoy Otomotiv Tic. ve San. Ltd. Şti.’deki hisselerini şirkete ait 22 adet tır ve çekicisiyle birlikte davalı yana devredeceğinin ve davalıların da bu devre karşılık 1.400.000,00 USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeyle, devir bedelinin 300.000,00 USD’sinin peşin, kalan 1.100.000,00 USD’sinin ise 55.000,00 USD’lik aylık ardışık 20 adet bono ile ödenmesinin hüküm altına alındığı ve yine sözleşme gereğince, teminat olarak, devre konu 19 adet tıra icra takibi yapmak suretiyle haciz konulduğu, satıcıların edimini yerine getirdiği, hisse devirlerinin yapılıp, şirket pay defterine işlendiği ancak davalıların bonolarla teminat altına alınan devir bedelini ödemedikleri, davacı yanca yukarıda belirtilen icra takibiyle, haciz konulan bir takım tırların satıldığı ve dosyadan toplam 427.249,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı, anılan tahsilattan icra giderlerinin mahsubu neticesinde bakiye tahsilatın 342.266,20 TL ve dolar bazında ödeme tarihi itibari ile 273.669,69 USD olduğu, belirtilen tutarın dava konusu edilen tutardan mahsubu neticesinde davacının bakiye 716.330,96 USD alacağı olduğunun tespit edildiği, karşı davada verilen kesin süreye rağmen dava harçlarının ikmal edilmediği, birleşen davanın ise takipsiz bırakıldığı ve süresinde yenilenmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 716.330,96 USD’nin davalılardan tahsiline, karşı ve birleşen davaların ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı-karşı davacı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı … vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 36.699,42 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacı …’den alınmasına, 09/11/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.