YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24027
KARAR NO : 2012/29327
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya borç olarak banka havalesi ile 5.000 TL gönderdiğini, bu borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının kendisine olan borcunu ödemek amacıyla dava konusu havaleyi gönderdiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının savunmasının usul hukukuna göre bileşik ikrar mahiyetinde olduğu ve ispat yükünün davalıya geçtiği, davacıdan alacaklı olduğunu davalının ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı aleyhine ödünç ilişkisi iddiasına dayalı olarak eldeki davayı açmış; davalı ise bu iddiaya karşı koyarak, davacıdan ödünç almadığını, yapılan ödemenin davacıdan olan alacağına karşılık ödendiğini belirterek ödünç akdi ilişkisini inkar ederek vasıflı ikrar bir başka deyişle gerekçeli inkârda bulunmuştur. Bu ikrar bölünemez ve ikrar edenin aleyhine delil de teşkil etmez. Hal böyle olunca TMK.’ nun 6. maddesi ve HUMK. hükümleri gereğince, yapılan ödemenin ödünç ilişkisine dayalı olarak yapıldığını ispat yükü davacıya ait olup, davacı ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Davacının dayandığı havale dekontu ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen kişinin ispat etmesi gerekir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü, 2012/24027-29327
onu iddia eden davacıya aittir. Davada dayanılan havale dekontunda gönderilen paranın ne için gönderildiği yazılı olmadığından, söz konusu dekont, ödünç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilemez. Müddeabihin miktarı itibariyle HUMK.’ nun 288. ve devamı maddeleri uyarınca olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki, davacı, delil listesinde yemin deliline de dayandığından, mahkemece; davacıya, yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.