Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/7065 E. 2013/7629 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7065
KARAR NO : 2013/7629
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, dava dışı kişinin işleteni olduğu ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bulunmayan ticari yolcu otobüsünün 28.08.2007 tarihinde neden olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda bu otobüsün sürücüsü olan müvekkillerinin desteği … ile birlikte otobüste yolcu olarak bulunan destek … ‘nın yaşamını yitirdiklerini belirterek 160.000,00 TL zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, “…taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sigorta poliçesi bulunmadığı, davanın konusu ve niteliği itibariyle ticari bir dava olmadığı, haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu, davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Yasa’nın 2. maddesi “ Asliye Ticaret Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmünü ihtiva etmekte olduğundan, görevli mahkeme İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan…” gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi olmaması nedeniyle Güvence Hesabından maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava, Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ve mahkemece “Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli” olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği gibi Asliye mahkemeleri, Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenir. Hangi davaların ticari dava olduğu TTK’nun 4. maddesinde sayılmıştır. Bundan başka, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarda hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir (TTK’nun 5/II).
Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk “davalarının” ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan “davalara”, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunun 3. maddesinde, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1401-1520. maddelerinde Sigorta Hukuku’nun düzenlendiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun “zorunlu sigortalar” başlıklı 13. maddesinde de sorumluluk sigortalarına ilişkin düzenleme yer aldığı görülmektedir.
Türk Ticaret Kanunun 1483 ve devamı maddelerinde ise “zorunlu sorumluluk sigortaları” düzenlenmiştir.
Bir hukuki işlemin veya fiilin Türk Ticaret Kanun’u kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda, talebin sorumluluk sigortası türü olan zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında davacıların desteğinin vefatı nedeniyle ferdi koltuk kaza sigorta tazminatının sigorta poliçesi olmaması nedeniyle Güvence Hesabından tahsili istemine ilişkin olduğu, davanın, Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiği dikkate alınarak davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması iddia ve savunmalarının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.