Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/7024 E. 2020/9370 K. 16.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7024
KARAR NO : 2020/9370
KARAR TARİHİ : 16.06.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Yasaya aykırılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında Beraat, sanıklar … ve … haklarında hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
O yer Cumhuriyet Savcısının temyizinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmü ile sınırlı olduğu gözetilerek sanıklar … ve … müdafiileri ile o yer Cumhuriyet Savcısının bu yöndeki temyizine hasren yapılan incelemede;
I) Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanıklar … ve … hakkında 5411 sayılı Yasada düzenlenen zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyları üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmelerine, altsoyları dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5411 sayılı Yasanın 160. maddesinde öngörülen zimmet suçunun niteliği gereği, atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen mudi ….ın müdahilliğine karar verilip lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması,
3. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken nispi harç 6.845,00 TL olduğu halde yazılı şekilde 6.854,00 TL nispi harcın tahsiline karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hükümden TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,
2. Hüküm fıkrasından maktu vekalet ücretine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ”Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.000 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan … ve …’den eşit olarak alınarak katılan bankaya verilmesine” ibaresinin eklenmesi,
3. Hükmün nispi harca ilişkin fıkrasında yer alan “6854 TL” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “6.845,00 TL” ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.064,445 TL nispi onama harcının sanıklar … ve …’den eşit oranda alınmasına,
III) Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, zimmet eylemli gerçekleştirilirken sahte belge düzenlenmesi fiilinin zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden; sanık … hakkında özel evrakta sahtecilik suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.