YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/520
KARAR NO : 2020/4796
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 26/09/2017 tarih ve 2016/439 E.- 2017/288 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 27/11/2019 tarih ve 2019/514 E.- 2019/1671 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin jenaratör sektöründe faaliyet gösterdiğini, Cezayir firması Remelec’e toplam değeri 283.884 Euro olan mal satışı yaptığını, malların Cezayir’ e teslimi için davalılardan A.Hartrodt şirketi ile anlaştıklarını ve şirkete konşimento talimatı gönderdiğini, anlaşma gereği malların diğer davalı Containerships şirketine ait gemiye yüklendiğini, davalılardan A.Hartrodt şirketi tarafından gönderilen maille bahse konu geminin 31/12/2014 tarihinde Tunus ve İtalya arasındaki açık denizde çok ağır fırtınaya yakalandığını ve güvertedeki 22 adet dolu konteynırın denize düşerek kaybolduğunu, 23 adet konteynırın da ağır şekilde hasarlandığını bildirdiğini, taşınan mallardan sadece 192.879 Euro tutarındaki malın dava dışı alıcı firmaya ulaştığını, 91.005 Euro tutarındaki malın ise denize düşerek zayi olduğunu ileri sürerek uğranılan zararlara mukabil alacaklarının belirlenerek şimdilik 3.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu olayın 30.12.2014 tarihinde gerçekleştiği, emtianın hasar ve ziyaya uğradığının 05.01.2015 tarihinde davacıya bildirildiği, dava tarihinin ise 05.09.2016 tarihi olduğu, TTK’nın 1188. maddesinde dava hakkının 1 yıl ile sınırlandırıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının oyalandığına ilişkin soyut iddia dışında ispata elverişli somut bir delil bulunmadığını, bilakis fiili taşıyıcının 05/01/2015 tarihinde geminin fırtınaya yakalanması sonucu bir kısım konteynerlerin denize düştüğü ve bir kısmının ise hasarlandığına, sigortacılara gerekli başvurunun yapılmasına ilişkin gemi acentesi mesajının davacıya iletildiği, davacının oyalandığını öğrendiği tarihin ne olduğunu ve nasıl oyalandığını da açıklamadığı, dosyada bulunan delillerden davacının hasar sonrası sürekli bilgilendirildiğinin anlaşıldığı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.